YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6332
KARAR NO : 2011/8936
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, SSK’ya tabi sigortalılığı dışında 9.9.1985- 9.1.2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının 9.9.1985-9.1.2001 tarihleri arasında davalı kurumca kabul edilen süreler dışında ve 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının dışlanarak tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 10.9.1985-9.1.2011 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının dışlanarak Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim
ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan … Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının 1.5.1985 tarihinde yapılan tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin 506 sayılı Yasaya tabi çalışması nedeniyle 9.9.1985 tarihinde sonlandırıldığı ve prim ödemesine göre 9.1.2001 tarihinde yeniden başlatıldığı,SSK hizmet döküm cetvelinden ihtilaflı dönemde 10.9.1985-25.9.1985 tarihleri arasında 15 gün,27.1.1986-31.1.1987 tarihleri arasında 215 gün,1.1.1988-10.4.1988 tarihleri arasında 100 gün,10.6.1993-31.8.1993 tarihleri arasında 80 gün1.5.1994-31.7.1994 tarihleri arsında 90 gün 506 sayılı Yasaya tabi kısa süreli çalışmalarının bulunduğu,ziraat odası veya kooperatif kaydının bulunmadığı,en erken 2002 edinme tarihli taşınmazının bulunduğu ,tarım Bağ-Kur sigortalılığı prim ödemelerinin 24.9.2001 tarihinden sonra başladığı ve zorunlu Bağ-Kur prim tevfikatının olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının ihtilaflı dönemde aralıksız tarım Bağ-Kur prim kesintisinin veya prim ödemesinin olmadığı ayrıca 5510 sayılı yasanın 10.maddesinde belirtilen kayıtlarla da tarımsal faaliyetini ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,31.10..2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.