YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6504
KARAR NO : 2011/9025
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 4.10.2006 tarihinde atiye bıraktığı ve 30.7.2004-12.11.2004 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespiti istemi ile birlikte, 12.8.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeni ile 3.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davacının hizmet tespiti konusundaki isteminin konusuz kaldığından reddine ve 2.700,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın 25.2.2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı işverenden tahsiline karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç usule aykırıdır.
Gerçekten davacının, görülmekte olan davasında 18.2.2008 ve 14.5.2008 tarihlerinde takip etmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacının işlem tarihinde yürürlükte olan mülga 1086 sayılı HUMK’nun 409/6. ve halen yürürlükte olan 6100 sayılı HUM’nun 150/6. maddesi gereğince “… işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde dava açılmamış sayılır…” hükmüne rağmen, bozma sonrası 26.10.2010 tarihinde tekrar takipsiz bırakması üzerine, anılan madde hükmüne göre ilk yenilemeden sonra 2 den fazla işlemden kaldırılmış bulunmakla bu tarihte ” davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmesi gerekirken, davaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalıların, bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan şirkete iadesine 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.