Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6598 E. 2011/8941 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6598
KARAR NO : 2011/8941
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01.01.1986-04.05.2009 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dava,davacının 1.1.1986-4.5.2009 tarihleri arasında davalı kurum tarafından kabul edilen süreler haricinde tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 15.5.1996-1.11.2004 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının tarım … sigortalısı olarak 1.1.1986 tarihinde tescilinin yapıldığı,15.5.1996 tarihinde 1479 sayılı Yasaya tabi çalışması nedeniyle tarım … sigortalılığının davalı kurumca sonlandırıldığı ve 1.11.2004 tarihinde yeniden tescilinin yapıldığı,davacının 1479 sayılı Yasaya kapsamındaki sigortalılığının 16.5.1996-13.8.2004 tarihleri arasında devam ettiği ve bu tarihler arasında bir miktar prim ödemelerinin bulunduğu,ziraat odası kaydının 1986 yılından bu yana devam ettiği yine 18.12.1987-27.2.2003 tarihleri arasında kooperatif kaydın bulunduğu anlaşılmaktadır.
İhtilaf tarihinde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesinde Tarım … sigortalılarının diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği bildirilmiştir.Ne var ki; 17.4.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 23. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 30.4.2008 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 17. maddede kendi adına ve başkası hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin kurumaca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içinde ödemeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle,prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibariyle sigortalılıklarının durdurulacağı, prim borcuna ilişkin sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacaklarının takip edilmeyerek Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacının çakışan dönemdeki esnaf … sigortalılığının uzun süreli (1 yıldan uzun)olduğu,davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki ödediği primlerinin karşıladığı sürelerin davalı kurumdan sorulmadığı anlaşılmıştır.
Yapılacak iş; davacının tarım … sigortalılığından esnaf … sigortalılığına aktarılan prim ödemeleri nazara alınmaksızın yalnızca esnaf … sigortalılığı yönünden yaptığı prim ödemeleri dikkate alınarak davacı tarafından yapılan ödemelerin primlerini karşıladığı sürelerinin davalı kurumdan sorulması böylelikle 5 yıldan daha fazla süreyle primleri ödenmemiş 1479 sayılı Yasa sigortalılığının bulunup bulunmadığının belirlenmesi,eğer davacının 5 yıldan daha fazla süreyle primleri ödenmemiş 1479 sayılı Yasa sigortalılığı var ise şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi aksi takdirde ise primleri ödenmiş sürenin uzun süreli (1yıldan fazla süreli)olup olmadığının tespiti ile eğer uzun süreli ise davanın reddine karar verilmesi kısa süreli olması durumunda ise esnaf … sigortalısı olduğu bu kısa sürenin dışlanarak davanın kabulüne karar verilmesidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık mevzuatının ayrı ayrı sosyal güvenlik yasaları olduğu düşünülmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.