YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/673
KARAR NO : 2012/15422
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/10/1999-29/04/2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının 01/10/1999-29/04/2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, fiili çalışma kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacı adına, davalıya ait “36827” sicil nolu işyerinden 02/09/2000 tarihinde, “51693” sicil nolu işyerinden 29/01/2003 tarihinde işe giriş bildirgelerinin verildiği, davacı adına “36827” sicil nolu işyerinden 02/09/2000-01/11/2000 tarihleri arasında 60 gün, “51693” sicil nolu işyerinden 29/01/2003-01/05/2005 tarihleri arasında 814 gün olmak üzere toplam 874 günlük çalışmanın kuruma bildirildiği, uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde dönem bordroları ile aylık prim hizmet belgelerinin getirtildiği, işe giriş bildirgesindeki fotoğrafların davacıya ait olduğu, imzaların ise davacıya ait olmadığı anlaşılmaktadır. Dosyada dinlenen tanıklardan davacı tanıkları ile uyuşmazlık konusu döneme göre kısmi bildirimi olan (1999/3-2000/1.dönem) bordro tanığının fiili çalışmayı doğruladıkları, resen tespit edilip dinlenen tanıkların davacıyı tanımadıkları ve çalışmayla ilgili bilgilerinin bulunmadığı, işçi alacakları dosyasında dinlenen tanıklardan davalı tanıklarının, 2003 yılı ve sonraki dönem için beyanda bulundukları ve çalışma süresini açık ve net bir şekilde bilmediklerini beyan ettikleri, davacı tanığının ise fiili çalışmayı kısmen doğruladığı anlaşılmış ise de tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu, bu çelişkiler giderilmeden ve özellikle dava dosyasında bulunan dönem bordrolarından resen tespit edilecek bordro tanıkları dinlenilmeden sonuca gidildiği ve böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilerek, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde dosyada bulunan dönem bordrolarından resen bordro tanıklarını tespit edip dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
24/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.