Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6938 E. 2013/3688 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6938
KARAR NO : 2013/3688
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının davalı işyerinde 20.06.1999 tarihinden 2003 yılı Haziran ayına kadar okulların tatil olduğu dönemde, 2003 yılı Haziran ayından sonra da 07.05.2007 tarihine kadar aralıksız çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının 01.06.2003 – 31.01.2006 tarihleri arasında toplam 600 gün, asgari ücret üzerinden hizmet akdiyle çalıştığının ve bu sürenin sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı SGK vekili ve davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 18.02.1988 doğumlu olan ve kombi satışı-döşemesi işi yapan işyerinde işçi olarak çalışan davacı adına, davalı işyerince 01.02.2006 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiği, davacının davalı işyerinde 01.02.2006 – 11.05.2007 tarihleri arasında kesintisiz geçen çalışmalarının tamamının davalı Kurum’a bildirildiği, hükme esas alınan 28.01.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2001 yılında okuldan mezun olduğunun ve kendi beyanına göre en son 2002 yılı yaz ayında 15.06.2002 – 31.10.2002 tarihleri arasında çırak olarak çalıştığının anlaşıldığı, bu nedenle; 20.06.1999 – 31.10.2002 tarihleri arasının hak düşürücü süreye uğradığının, davacının kalfa olarak çalıştığını iddia ettiği Haziran 2003 – 07.05.2007 tarihleri arasında ise 2 yıl 8 ay çalışmasının bulunduğu bildirilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında davacının 1 yıl, 8 ay yani 600 gün çalışması bulunduğunun bildirildiği, mahkemece sonuç kısmında bildirilen hatalı sürenin esas alındığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 297/son maddesindeki: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir.
Somut olayda ise; mahkemece hüküm fıkrasında davacının 01.06.2003 – 31.01.2006 tarihleri arasında toplam 600 gün çalıştığının tespitine karar verilmişse de bu süre toplam 2 yıl, 8 aya karşılık gelmektedir.
Mahkemece hüküm altına alınan 600 günün hangi tarihler için kabul edildiğinin şüphe ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık olmadığı anlaşılmakla, … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ….’ne iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.