YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6982
KARAR NO : 2011/8853
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanma talebinin kabulüyle emekliliğe hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Davacı vekilinin temyizi yönünden; Mahkemece verilen 15/03/2011 tarihli karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetkisine binaen temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan davacı vekilinin vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine,
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, verilen kararın bozma kararına uygun bulunmasına göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava davacının 3201 sayılı Yasaya göre, yurt dışı hizmetlerini borçlanma talebinin davalı Kurumca davacının başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmaması nedeniyle reddedilmesinden dolayı, borçlanma talebinin kabulü ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkin olup davalı 15.03.2011 tarihli duruşmada talebini daraltarak emekliliğine yetecek 2450 günlük borçlanma talebinin kabul edilmesini istediğini bildirmiş ayrıca talebini artırarak başvuru tarihi olan 16.05.2006 tarihindeki döviz kuru üzerinden ve bu tarihteki geçerli ödeme şartlarında borçlanma hakkı bulunduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak davacı vekilinin 15.3.2011 tarihli ıslah talebine istinaden istemin kabulüyle, davacının 3201 sayılı Yasaya göre yurt dışında Türk vatandaşlığına sahip olduğu dönemdeki çalıştığı süreden emekliliğine yetecek asgari süre olan 2450 günü borçlanma hakkı bulunduğunun ve başvuru tarihi olan 16.5.2006 tarihindeki döviz kuru üzerinden ve bu tarihte geçerli ödeme şartlarında borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
HUMK.’nun 87. Maddesinin “Müddei ıslah suretiyle müddeabbihi tezyit edemez” şeklindeki son cümlesi Anayasa Mahkemesi’nin 07.11.2001 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 20.07.1999 tarihli kararıyla iptal edilmiş ve böylece davadaki talep sonucunun kısmi ıslah yoluyla artırılması usulen olanaklı hale gelmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 4.2.1948 gün 1944/10 E. 1948/3 K. Sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Öte yandan talebin daraltılması (azaltılması) kısmi feragat anlamındadır.
Mahkemece, davacının 2450 gün dışındaki sürenin ve yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talebin reddine ayrıca davacının usulüne uygun olmayan ıslah talebi ve özellikle bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı gözetilmeksizin ve buna göre davacının “ileride dava açma hakkı saklı kalmak üzere” kurla ilgili talebi hakkında istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. (6100 sayılı H.M.K’nun 370/2.) maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1- Davanın kısmen-kabulüne, davacının 3201 sayılı Yasaya göre yurt dışında Türk vatandaşlığına sahip olduğu dönemdeki çalıştığı süreden emekliliğine yetecek asgari süre olan 2.450 günü borçlanma hakkı bulunduğunun TESPİTİNE, fazla talebin reddine,
2-Davacının Kuruma başvuru tarihi olan 16.5.2006 tarihindeki döviz kuru üzerinden ve bu tarihte geçerli ödeme şartlarında borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine yönelik isteminin ise, “ileride dava açma hakkı saklı kalmak üzere” REDDİNE,
3-Hüküm tarihinde geçerli A.A.Ü.T’ne göre 1.100.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife gereğince 1.100.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı …K’na verilmesine;
4-Davacı tarafından yapılan toplam 141.00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 100.00 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.