YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8146
KARAR NO : 2011/8818
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum tarafından başlatılan icra takiplerinin iptaliyle borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, dava dışı … Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şriketinin damga vergisi işsizlik sigortası ve prim borçları nedeniyle davalı kurumca davacı şirket yönünden başlatılan 2007/12474, 2007/12475, 2007/12476 sayılı icra takiplerinin iptali iptali istemine ilişkindir
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra davanın kabulü ile kurumca davacıya yöneltilen 2007/12474, 2007/12475, 2007/12476 sayılı icra takiplerinin davacı yönünden iptaline karar verilmiş ise bu karar usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava dışı … Özel Güvenlik Limited Şirketi; davacı şirket ile yaptığı özel güvenlik hizmet sözleşmesi ile 25.04.2005-25.04.2006 tarihleri arasında davacı şirkete ait fabrikanın kapı giriş çıkış kontrolü, iç denetimini sağlaması ve gerekli gerekli güvenlik hizmetlerini yerine getirme görevini üstlendiği, davalı kurum tarafından, 0028000 056 sicil nolu iş yerine ait 2005/5 ve 6 aylarına ait prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçları nedeni ile Sivas İl Müdürlüğü’nün 2007/12474, 2007/12475 ve 2007/12476 sayılı takip dosyaları ile her iki şirkete ödeme emri gönderildiği, ödeme emrinin davacı şirkete tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
6183 sayılı Kanunun 58. maddesi, Kurum alacakları yönünden tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma hakkını 7 gün ile sınırlandırmıştır. İtiraz davası için öngörülen 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.Davacı şirkete usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmemeş olduğundan davanın 7 günlük yasal süresi içinde açıldığının kabulü gerekir.
1475 sayılı İş Yasa’sının 1/sonuncu maddesinde bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu Kanun’dan veya hizmet aktinden doğan yüklemlerinden asıl işverenin de birlikte sorumlu olacağı; 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Yasası’nın 2. maddesinde, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde
işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiyi asıl işveren-alt işveren ilişkisi dendiği, bu ilişkide asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanun’dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu, asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle haklarının kısıtlanamayacağı veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamayacağı aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem göreceği; 506 sayılı Yasa’nın 87. maddesinde sigortalıların üçüncü bir kişinin aracılığıyla işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olacağı, 5510 sayılı Yasanın 12.maddesinde; Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren deneceği, sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı bildirilmiştir.
Somut olayda davalı … Anonim Şirketinin yardımcı iş olan “fabrikanın kapı giriş çıkış kontrolü, iç denetimini sağlaması ve gerekli gerekli güvenlik hizmetlerini yerine getirme” işini dava dışı … Özel Güvenlik Limited şirketi’ne vermiş olup gerek iki şirket arasındaki sözleşmedeki hükümlerin içeriğinden gerekse 4857 sayılı gerekse 506 ve 5510 sayılı Yasa karşısında asıl işveren konumunda olup aylık sigorta primlerinin kuruma yatırılması, prim bildirgelerinin verilmesi, keza aylık sigorta bordrolarının verilmesi gibi ödevlerde bunların yasal sürede yerine getirilmemesi halinde davalı Kuruma karşı alt işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Mahkemece yukarıda bahsedilen yasal düzenlemeler ve maddi olgular karşısında davanın reddi yerine hatalı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.