YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8351
KARAR NO : 2011/9071
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.6.1996-22.3.2011 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 01.06.1996-22.03.2011 tarihleri arasında 2926 Sayılı Yasa’ya göre Tarım … sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 01.06.1996-22.03.2011 tarihleri arasında Tarım … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı Kuruma 1479 Sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin bulunmadığı, 23.04.1996 tarihinde ilk prim kesintisinin yapıldığı, 30.04.1997 ve 30.04.2010 tarihinde kesintisinin bulunduğu, başkaca ürün teslimi ya da prim kesintisi bulunmadığı, Ziraat Odası üyeliğinin 07.02.2006 ve Parcar Ekicileri Kooperatifi üyeliğinin 27.03.2002 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının, prim kesintilerine ve önceki hükmü dikkate alınarak; 01.06.1996-31.12.1997 ve 01.05.2010-22.03.2011 tarihleri için tespit kararı verilmesi gerekir. Bu dönemler dışında tarımsal faaliyetini ispatlayamadığı diğer süreler yönünden verilen karar hatalıdır.
Yapılacak iş; davacıya varsa ürün sattığı kişi veya kuruluşları açıklattırmak, bu kişi ve kuruluşlardan satılan ürün bedelinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığını sormak yapılmış ise belgelerini getirtmek ve çıkacak sonuca göre karar vermek, başkaca prim kesintisi yok ise davacının 01.06.1996-31.12.1997 ve 01.05.2010-22.03.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin kabulüne fazla talebin reddine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacı dava dilekçesi ile belirli tarihler arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiş, ıslah talebi ile de 6111 sayılı yapılandırma yasasından yararlandırılmasını istemiştir.
Davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması hususunda bir talebinin olmadığı, bu nedenle dava edilmeyen bir konuda ıslah ile yapılandırma yasasından yararlandırılma talebinde bulunamayacağı kabul edilmelidir. Ancak davacının peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak talepte bulunması halinde ise bu durumun ek dava olarak değerlendirilmesi suretiyle talep hakkında bir karar verilmesi gerekir. Temyize konu dava dosyasında bunun da söz konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının 6111 sayılı Yasa hükümlerinden yararlandırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.