Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/8473 E. 2011/8754 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8473
KARAR NO : 2011/8754
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 20.04.1982 tarihinden itibaren sigortalı olduğunun tesbitiyle, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere ve bozma kararına uygun karar verilmesine göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, oda kaydı nedeni ile 14.08.1985 tarihinde başlayan … sigortalılığının Kurum tarafından sona erdirilmesi nedeniyle davacının 15.7.1993 tarihinden sonra da 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemenin, davanın kabulü ile davacının 15.7.1993 tarihinden sonraki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ilişkin 21.5.2009 günlü kararının Dairemizin 12.7.2010 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulü ile davacının 15.7.1993 tarihinden sonraki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 23.9.1958 doğumlu davacı …’in 06.01.1986 tarihinde Kuruma verilen giriş bildirgesine istinaden 20.04.1982 tarihi itibariyle … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 12.6.1981-8.11.1984 ve 25.12.1984-1.1.1987 tarihleri arasında kahvecilik ve lokantacılık nedeniyle vergi kaydı, 5.9.1985-15.7.1993 tarihleri arasında esnaf ve sanatkar sicil kaydı bulunduğu, 15.07.1993 tarihli isteğe bağlı sigortalılık başvuru dilekçesi ekindeki İB formunda davacının Oda kaydı bulunmadığının yazılmasına rağmen 18.04.2006 tarihli İB formunda davacının 14.8.1985 tarihinde başlayan Oda kaydının devam ettiğinin belirtilmesi nedeniyle ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi amacıyla Kurum görevlisi tarafından oda kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda esnaf oda kaydının 14.08.1985 tarihinde esnaf ajansı tarafından oluşturulduğu, bu dönemde yönetim kurulu bulunmadığı için üye defterindeki terk işlemine göre terk işleminin yapıldığı, … Esnaf Odasının 1992 yılında kurulduğu, 1993 yılında verilen İB formunda sicil kaydının 1993 yılında silindiğinin kayıtlı olduğu silinme tarihinin belli olmadığı, bu kaydın da üstü çizilerek karalanmış olması nedeni ile oda kaydının geçerli olmadığı sonucuna varılarak 15.07.1993 sonrası 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin bozma kararına uyulmasından sonra yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, davacının 29.2.1996, 5.1.1999 ve 14.11.2001 tarihli Oda genel kurullarında hazır bulunduğuna dair hazirun cetvellerinin bulunduğu, 1992 yılında Oda genel sekreteri olarak görev yapan ve davacının üye kaydının bulunmadığını 15.7.1993 tarihli İB formuna yazarak imzalayan tanık … …’in anılan kaydı Oda kayıtlarına göre düzenlediğini ve davacının kaydının bulunmadığını beyan ettiği, Oda’nın üye kayıt defterinde davacının üyelik başlangıcının 14.8.1995, kayıt tarihinin 27.10.1984 olarak yazıldığı, defterde tarih belirtilmeksizin “kaydı silindi” yazısı ve mührün bulunduğu, daha sonra bu yazının üzerinin çizildiği, Oda’nın davacının üyelik kaydının halen devam ettiğini mahkemeye bildirdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının Odaya kayıt tarihinin belirlenmesi noktasında toplanmakta ise de Mahkemenin bu hususu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde aydınlığa kavuşturmak amacıyla yeterli ve gerekli bir araştırma yaptığı söylenemez.
Gerçekten davacının 15.07.1993 tarihinde kurum kayıtlarına giren 15.07.1993 tarihli isteğe bağlı sigortalılık başvuru dilekçesi ekindeki İB formunda davacının … Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nda kaydının bulunmadığı, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğunda’ki kaydının da 15.7.1993 tarihinde silindiği ilgili Oda ve Memurluk yetkililerinin imzası ile onaylıdır. Daha sonra davacı tarafından kuruma sunulan 18.04.2006 tarihli İB formunda ise oda kaydının devam ettiğine ilişkin oda yetkilisinin imzası bulunduğuna göre; mahkemece oda kaydı yönünden çelişki yaratan bu durum üzerinde yeterince durulup gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece bozma ilamı üzerine yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, özellikle 1992 yılında Oda genel sekreteri olarak görev yapan ve davacının üye kaydının bulunmadığını 15.7.1993 tarihli İB formuna yazarak imzalayan tanık … …’in anılan kaydı oda kayıtlarına göre düzenlediğini ve davacının kaydının bulunmadığını beyan etmesi, üye kayıt defterinde yer alan “kaydı silindi” ibaresinin üzerinin çizilmesi nedeniyle kaydın silinmesi ve tekrar başlatılmasına dair başkaca belge ve yönetim kurulu kararının bulunmaması, sicil kaydının da 15.7.1993 tarihinde son bulması ve aynı tarihte davacının isteğe bağlı sigortalılık için Kuruma başvurması karşısında dosyadaki belge ve kayıtlar yardımıyla davacının Oda kaydının 15.7.1993 tarihinden sonra da devam edip etmediğinin sağlıkli bir biçimde belirlenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının 15.7.1993 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmak amacıyla Kuruma başvurduğu uyuşmazlık konusu değildir. 1479 Sayılı Yasa’nın 79.maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olunabilmesi için, Yasa’nın 24.maddesine göre zorunlu sigortalılık kapsamında bulunmamak gerekir. 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş olup davacının 01.01.1987 tarihinden itibaren vergi kaydı bulunmadığı gibi isteği üzerine Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğunda’ki kaydının da isteğe bağlı sigortalı olmak üzere Kuruma başvurduğu 15.7.1993 tarihinde silindiği, bu halde davacının isteğe bağlı sigortalı olabilmesi için Oda kaydının da bulunmaması gerektiği, 15.07.1993 tarihli isteğe bağlı sigortalılık başvuru dilekçesi ekindeki İB formunda davacının … Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nda kaydının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının 15.07.1993 tarihinden itibaren Oda kaydı olup olmadığının veya Oda kaydını gerektirecek nitelikte kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması bulunup bulunmadığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi zorunludur.
Yapılacak iş, davacının … Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na üyelik aidatı ödeyip ödemediğini sormak, davacının 15.7.1993 tarihinden itibaren … ve Diyarbakır’da lokantacılık faaliyeti bulunup bulunmadığını bu işyerlerinin adreslerini belirleyerek ilgili vergi dairesinden ve bu nitelikteki işletmeleri denetlemekle yükümlü kamu kurumlarından sormak, kolluk araştırması yaptırmak, davacının lokantacılık faaliyeti nedeniyle Kurumda işyeri dosyası olup olmadığını, işyerinde çalışan sigortalılar ile ilgili olarak bildirimde bulunup bulunmadığını ve bu işyerinde Kurumun denetim ve kontrol ile yetkili memurlarınca inceleme yapalıp yapılmadığını Kurum kayıtlarından araştırmak, bu işyerlerine ilişkin çalışma ruhsatı olup olmadığını sormak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek davacının … Esnaf ve Sanatkarlar Odası’ndaki kaydının 15.7.1993 tarihinden itibaren devam edip etmediğini yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının … Esnaf ve Sanatkarlar Odası’ndaki kaydının 15.7.1993 tarihinden itibaren devam edip etmediği kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.