YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8624
KARAR NO : 2011/9418
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iptal edilen yetim aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tesbitiyle,aksine Kurum işleminin iptaline,biriken aylıkların tahsiline Kuruma ödenen 318.70 TL davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının babasının sigortasından dolayı aldığı ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali, ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile 2010 yılının Haziran ayı ile dava tarihi arasındaki dönemde davacıya ödenmesi gerekin ölüm aylıklarından şimdilik 500,00 TL ile Kuruma ödenen 318,70 TL nin davalı Kurumdan yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine, 2010 yılının Haziran ayı ile dava tarihi arasında davacının hak etmiş olduğu ölüm aylıklarının ve davacı tarafından Kuruma ödenen 318,70 TL ‘nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 56. maddesinin son fıkrasında “ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 25.9.1972 doğumlu davacı …’ün 20.10.2009 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşen Ankara 2.Aile Mahkemesi’nin 28.9.2009 tarih ve 2009/794-1116 E.K.sayılı kararı ile 4721 sayılı TMK’unun 166/3 maddesine göre eşi …’tan boşandığı ve tarafların müşterek çocuğu …’nin velayetinin davacı anneye verildiği, davacının Gümrük ve Tekel Bakanlığı’nda hizmetli olarak çalışan ve emekli olan babası … ‘in 31.5.2006 tarihinde öldüğü davacının ölüm aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğu ve 1.11.2009 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru tarafından hazırlanan 11.5.2010 gün ve 2010/077 sayılı “Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu Raporu” na göre 7.5.2010 tarihinde yapılan fiili denetimde davacı ve eşinin aynı adreste birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi üzerine 5510 sayılı Yasa’nın 56/son maddesi gereğince davacıya bağlanan ölüm aylığının 1.11.2009 tarihi itibariyle kesilerek yersiz ödenen aylıkların davacıdan istendiği, davacının 17.9.2010 tarihinde Kuruma 318,70 TL ödeme yaptığı, davacı hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/421 Esas, 2011/29 Karar sayılı kararı boşanmış kişilerin tekrar bir araya gelerek birlikte yaşamaları eyleminin suç oluşturmayacağı gerekçesiyle beraatına karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının Ankara 2.Aile Mahkemesi’nin 28.9.2009 tarih ve 2009/794-1116 E.K.sayılı kararı ile uygulamada anlaşmalı boşanma olarak nitelendirilen 4721 sayılı TMK’unun 166/3 maddesi gereğince eşinden boşandığı halde Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru’nun 7.5.2010 tarihinde davacının ikamet ettiği Seyranbağları Mah. …Sokak.No:… / Ankara adresinde yaptığı inceleme esnasında boşandığı eşi ile birlikte fiilen yaşadığının belirlendiği, davacının boşandığı eşi …’un gerçek kimliğini gizlemek amacıyla Kurum kontrol memuruna davacının kardeşi olduğunu beyan ettiği ancak nüfus cüzdanı yardımıyla davacının eski eşi olduğunun belirlendiği, davacının komşusu olan ve aynı sokak No:… adresinde ikamet eden …’un da davacı, eski eşi ve kızının birlikte yaşadıklarını beyan ettiği ve böylece davacının ölen babasından aylık almak amacıyla eşinden danışıklı olarak boşandığı halde birlikte yaşamaya devam ettikleri, Kurumun 5510 sayılı Yasa’nın 56/son maddesine göre davacının ölüm aylığını kesme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.