YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8859
KARAR NO : 2011/8921
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.01.1992 tarihinde çalışmaya başladığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 15.1.1992 olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, verilen karar Dairemizce bordro verilmediğine göre “Komşu işyeri tanıklarının dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının 15.1.1992 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tesbitine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bozma kararında açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten bozma kararında da bildirgenin verildiği tarihten komşu işyerleri kayıtlarına geçmiş kişiler belirlenerek bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulması gerektiği bildirildiği halde mahkemece işe giriş bildirgesinin verildiği dönemde çalışan komşu işyeri tanıklarının dinlenmediği, dinlenen tanığın o dönemde kayıtlara geçmiş çalışan kişilerden olmadığı, bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür.
Yapılacak iş; 15.1.1992 tarihli bildirgenin verildiği işyerinin 506 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince, yasa kapsamında olan bir işyeri olduğu bu işyerinden bildirge tarihinde Kuruma verilen dönem bordrolarının olmadığı anlaşıldığından bozma kararı gereği yerine getirilerek gerektiğinde zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.