YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9264
KARAR NO : 2012/17308
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 3/7/2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %34.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacının davalılardan … San.A,Ş nin … fabrikası için yaptırılacak ünite ve ekipmanların imalat ve montaj işini yüklenen davalı ….San .Tic.ltd şti nde montaj ve kaynakçı olarak çalıştığı sırada trafo binasına yaklaşması üzerine … çarpması sonucu hayati tehlike geçirerek 25 gün iş ve gücünden kalacak şekilde sağ kalçasından ayak bileğine kadar yaralanarak %34.2 oranında malul kaldığı, iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetçe tanzim edilen 6/11/2010 tarihli kusur raporunda kazalı işçinin asli kusurlu olduğunun, davalı işverenlere isnat edilebilecek kusur bulunmadığının belirtildiği, olayla ilgili olarak … müfettişinin 31.7.2006 tarihli raporunda davalılardan asıl işveren konumunda olan … San.A,Ş nin %35,alt işveren konumunda olan ….San .Tic.ltd şti nin %35 ,kazalı işçinin %30 kusurlu olduğunun bildirildiği, Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/162-396 Esas,Karar sayılı ilamı ile olayda kusurun 8/8 inin mağdur …’e ait bulunması nedeniyle davalı şirketlerin çalışanları olan sanıklar hakkında beraat kararı verildiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine (Davasına) etkisi, hukukumuzda Borçlar Kanununun 53.maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hakimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Borçlar Kanununun 53.maddesinde, “Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hakimini takyit etmez.” Hükmü öngörülmüştür.
Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
İşverenin, tazminattan sorumlu tutulması giderek, tazminat miktarının belirlenmesinde; İş Kanunun 77. ve işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün öngördüğü önlemlerin işyerinde olup olmadığının saptanması ile mümkündür. Bu yön ise, başka bir anlatımla, işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edileceği yönü tartışmasızdır. Her ne kadar yargılama aşamasında iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten kusur raporu alınmış ise de olayın oluş şekline ve … müfettişinin 31.7.2006 tarihli raporunda davalılardan asıl işveren konumunda olan … San.A,Ş nin %35,alt işveren konumunda olan ….San .Tic.ltd şti nin %35 ,kazalı işçinin %30 kusurlu olduğunun belirtilmesine göre alınan kusur raporu yetersizdir. Hal böyle olunca da hukuk yargılamasında İş Kanununun 77.maddesi ile işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü hükümleri göz önünde tutularak tarafların kusur durumlarının yeniden belirlenmesi gerekirken, ceza yargılaması sırasındaki kusur dağılımını esas alan kusur raporunun aynen benimsenerek hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.