YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/93
KARAR NO : 2011/6294
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılardan … vekillerince istenilmesi ve davalılardan … vekilincede duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.07.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflar adına kimse gelmedi.Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, ıslah istemi üzerine süresinde zaman aşımı definin ileri sürülmediğinin anlaşılmasına göre, davacılar ile davalı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 26.06.1997 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan ….. aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı …’a yönelik davanın kusuru bulunmadığından reddine, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davalılardan …’dan tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Bu bakımdan, davanın niteliği göz önünde tutularak öncelikle olayın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası olarak kabul edilip edilmediğinin, hak sahiplerine iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın, tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön, hak sahibinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahibine; gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumuna başvuruda bulunması giderek dava açılması için önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır Somut olayda sigortalının ölümünün Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, buna karşılık hak sahiplerinin gelir bağlanması talebinin SSK tarafından reddedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın niteliği göz önünde tutularak öncelikle hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası nedeniyle gelir bağlanmadığından ve bu yön, hak sahibinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahibine; gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumuna dava açması için önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu ortadadır.
Başka bir anlatımla, hak sahibi tarafından Kurum aleyhine açılan davada, 5510 Sayılı Yasanın 20. Maddesi delaletiyle 34. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine, gelir bağlanmayacağı giderek, hak sahibinin, destekten yoksun kalma tazminat isteme hakkına sahip olmayacağı açık ve seçiktir. Somut olayda, hak sahibi anne ve baba yönünden yukarıda açıklanan doğrultuda, inceleme ve araştırma yapılmadan maddi tazminata karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan davacılar dava dilekçesinde, hüküm altına alınacak tazminatlara iş kazası tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminde bulunmuş olup mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş bulunması da isabetsizdir.
Yapılacak iş; davacı anne ve babaya iş kazası sonucu ölüm nedeniyle gelir bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre ve davacının faiz isteminin de bulunduğu dikkate alınarak bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar ile temyiz eden davalı …’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.