Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/9434 E. 2011/7606 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9434
KARAR NO : 2011/7606
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasına, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … Beleç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 1.11.2005 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ve yersiz olarak ödenen yaşlılık aylıkları nedeniyle borç çıkarılmasına ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili Ankara İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın 506 ve 5510 sayılı Yasa’dan kaynaklandığı açık-seçiktir. Bu durumda uyuşmazlığın, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ve yollamada bulunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 17.maddesi gereğince çözümlenmesi gerekir.
H.U.M.K 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği”, 15. maddesinde; bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, H.U.M.K’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”. Gerçekten davalı kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas- Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davanın açıldığı Bakırköy’de anılan 17.maddenin tanımladığı biçimde Kurumun şubesinin bulunduğu ve davaya sebep olan Kurum işleminin Bakırköy S.G.K Müdürlüğünce gerçekleştirildiği ortadadır. Davaya bakmaya davalı kurumun merkezinin bulunduğu Ankara veya şube muamelesinin yapıldığı Bakırköy İş Mahkemesinin yetkili olduğu davacının seçimlik hakkını kullanarak davayı Bakırköy İş Mahkemesinde açtığı gözetilerek davaya devam edilip işin esası hakkında karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.10. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.