Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/9711 E. 2011/9884 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9711
KARAR NO : 2011/9884
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 25.04.2002-13.05.2011 tarihleri arasında sigortalı olduğu süreler hariç tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 25.04.2002-13.05.2011 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un … bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyette bulunulduğu, giderek teslim edilen ürün bedelinden düzenli prim kesintisi veya rızai prim ödendiğinin anlaşıldığı hallerde sigortalılık şartlarının devam ettiği aksi halde; uzun süre tarımsal faaliyete ara verildikten sonra 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının şekerpancarı ürün bedelinden ilk … prim kesintisinin 30.4.1996 tarihinde yapıldığı, Kurumca bu kesintisine istinaden 1.5.1996 tarihinde sigortalı olarak tescil edilip, 31.12.1996 tarihinde terkin edildiği, davacının 13.5.2011 tarihli tescil başvurusuna istinaden yeniden Kurumca 13.5.2011 tarihi itibariyle yapılan tescilinin devam ettiği, herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı, 2003 yılında 99 gün, 2004 yılında 145 gün, 2006 yılında 120 gün kısa süreli 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının bulunduğu, 25.4.2002 tarihinden itibaren Ziraat Oda kaydının devam ettiği, Pancar Ekicileri Kooperatifi ve Tarım Kredi Kooperatifi kaydının olmadığı, 1995 yılında kadastrodan edindiği adına kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, talep gözetildiğinde davacının tarımsal faaliyetine 1.1.1997-25.4.2002 tarihleri arasında son verdiği kabul edilmekle, 25.4.2002 tarihinden itibaren yeniden sigortalılığın başlatılabilmesi için doğrudan prim yatırılması veya 2926 sayılı Yasanın 36. maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği, davacının prim ödemesi Ya da sattığı ürün bedelinden yapılmış prim kesintisi olmadığı halde istemin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.