Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/9918 E. 2012/16643 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9918
KARAR NO : 2012/16643
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava 10.04.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden,davaya konu zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,… Başkanlığınca sigortalı … …….’ın 10.04.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası yaralanması nedeniyle maluliyetinin gerekmediği kararını verdiği,… … … Kurulu tarafından verilen 17.02.2010 tarihli raporda yine davacının yaralanması nedeniyle maluliyetinin gerekmediği kararı verildiği,iş kazasının oluşumunda %100 oranında davalı işverenin kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesine ve 26.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre, manevi tazminata hükmedilmesi için … hukuka aykırı olması, koşuldur.
Somut olayda,davacının zararlandırıcı sigorta olayında sol elinde kesik ve kemik kırığı meydana geldiği ve bu yaralanma sonrasında … Başkanlığının ile … Kurulunun birbirini teyit eden raporları kapsamında herhangi bir maluliyetinin(sürekli işgöremezliği)oluşmadığı açıktır. Hal böyle olsa bile, vücut bütünlüğü zarara uğramış kişinin bu olay nedeni ile üzüntü ve elem duyacağı, ruh bütünlüğünün ihlali ile sinir bozukluğunun da cismani zarar kavramına dahil bulunduğunu kabulü gerekir. Buna göre de özellikle yukarıda anılan koşulların oluştuğu dikkate alınarak,davacı yararına uygun manevi tazminat tayin edilmek gerekirken, yazılı düşüncelerle manevi tazminat isteminin tümünün reddine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.