Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10341 E. 2013/17641 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10341
KARAR NO : 2013/17641
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Ağustos 1990-09/07/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı müteveffa …’e ait işyerinde Ağustos 1990 – 09.07.2002 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine; yargılama sırasında ölen davalı …’in mirasçılarının mirası reddetmiş olmaları nedeni ile mirasçı bulunmadığından reddine; 1990 yılı Ağustos ayından 06.01.1994 dönemine ait hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine; 07.01.1994 – 09.07.2002 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı …’in yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları olan …, … ve …’in Pendik Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/1600E, 1945 K sayılı ve 09/11/2006 tarihli kararı ile …’in mirasını reddettiklerine karar verildiği bu kararın 17/11/2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan Türk Medeni Kanunu’ nun 612 ve devamı maddelerine göre en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu taktirde ret, Sulh Hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir. En yakın yasal mirasçıların reddi, kendilerinden sonra gelen mirasçılar yararına olmadıkça ve bunlar Yasanın 614. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde mirası açıkça kabul etmedikçe miras, sonra gelen mirasçılara geçmez. Bunlar, mirasbırakanın borçlarından sorumlu da tutulamaz.
Somut olayda miras, mirasbırakanın eş ve çocukları olan yasal mirasçıları tarafından reddedilmiş, tereke iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi duruma gelmiştir. Bu nedenle tasfiye işlemi tamamlanmadan …’in mirasçılarının mirası kayıtsız şartsız reddettikleri gerekçesi ile mirasçılara yöneltilen davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davalı …’in en yakın bütün mirasçılarının mirası reddettikleri ibraz olunan mahkeme kararı ile sabit bulunduğuna göre mahallin Sulh Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesini sağlamak, anılan mahkemece mirası reddedilen … için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam edilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmadan usulünce taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.