YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10535
KARAR NO : 2013/19090
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 1991-1997 yılları arasında davalı … İl … Müdürlüğünü temsilen Şırnak Valiliği nezdinde 1991-1997 tarihleri arasında usta öğretici sıfatıyla hizmet akdine dayalı olarak sürekli ve tam gün esasıyla çalıştığını belirterek Kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının kuruma eksik bildirilen çalışmasının bulunmadığı,bulunduğu kabul edilse dahi 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın 5510 sayılı Yasa’nın 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı yasa’nın Geçici 7. maddesi hükmünde “Bu Kanun’un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümlerinin 506 sayıl Yasa’nın 79. maddesi ile 1739 sayılı … Temel Kanunu’nun 47. maddesidir. … Temel Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin 5. maddesi, “Uzman ve usta öğreticiler aşağıdaki şekillerde görevlendirilirler.
1-Geçici personel olarak: Geçici personel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ile yapılacak sözleşme esasları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 15.05.1975 gün ve 1897 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değiştirilen 4. maddesine göre Bakanlıkça hazırlanır.
2-Ek ders görevi verilmek yoluyla: 4. maddede belirtilen esaslara göre ek ders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca 02.12.1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan … Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslarda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir . ” ; aynı Yönetmeliğin 8. maddesi, “geçici sözleşmeli olarak görevlendirilen uzman ve usta öğreticilerin haftalık çalışma süresi 40 saattir”; aynı yönetmeliğin 9. maddesi ise, “uzman ve usta öğreticilerin günlük çalışma süresi en fazla 8 saattir. Kurum müdürü, cumartesi, pazar günleri de dahil olmak üzere, uzman ve usta öğreticilere günün 08.00-23.00 saatleri arasında görev verebilir.” hükümlerini içermektedir.
Davacının, çalışma esasları ile çalışması sırasında tabi olacağı statü yukarıda sıralanan mevzuat çerçevesinde ayrıntılı bir düzenlemeye tabi tutulmuş olup, anılan düzenlemelere egemen ilkeler usta öğreticilerin öngörülen ve önceden belirlenen süre dahilinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıklarını göstermektedir.
Bu konuda ortaya çıkan uyuşmazlık sonucu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca verilen 17.09.2008 gün 2008/10-555 Esas 2008/530 sayılı kararda da, “dinlenen tanıkların da aynı davacı gibi başka köylerde usta öğretici olarak çalışan kişiler olduğu, resmi belgeler ve davacının imzasını taşıyan belgelerle çelişkili tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından; tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek gerektiği” belirtilmiş olup, bu şekildeki bir çalışma ilişkisinde, tam süreli çalışmaya ilişkin hakların doğduğunu kabule olanak yok ise de, yasa ve sözleşmelerde belirtilen sınırlamalara aykırı, tam süreli hizmet sözleşmesinin unsurlarının gerçekleştiği bir çalışma durumunun, eylemli olarak oluştuğunun iddia edilip kanıtlanması olanak dahilinde bulunmaktadır.
Ancak, bu yöndeki iddia, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin niteliği gözetilerek kanıtlanmalı; işverenin resmi kurum niteliği, ücret ödemelerinin kayıtlara dayalı olma gerekleri dikkate alınarak; Kurum kayıtlarına yansıyan bilgilerin aksinin kanıtlanmasına yönelik kanıtların hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı, sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik davanın özelliklerinin gerektirdiği duyarlılık uyarınca denetlenmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 3.10.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin Şırnak … Müdürlüğü Beceri Kazandırma Komisyon Başkanlığı tarafından,10.5.1995 tarihli işe giriş bildirgesinin Şırnak … Merkezi tarafıondan ,1.10.1995 tarihli işe giriş bildirgesinin Şırnak… İdaresi tarafından diğer davalı kuruma intikal ettirildiği,1994/3 dönem 63 gün,1995/2 dönem 55 gün,1995/3.104 gün , 1996/1,2,3, 360 dönem .1997/1,2,3,D 240 gün olmak üzere toplam 906 gün sigortalı çalışmasının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece davacının, uyuşmazlık konusu dönemde kuruma eksik bildirilen çalışmasının bulunmadığı,bulunmasının kabul edilmesi halinde dahi bu hizmetlerin hak düşürücü süreye uğradığı belirtilmiştir. Davacıya ilişkin işe giriş bildirgesinin ilk olarak 3.10.1994 tarihinde kuruma intikal ettirildiği,gerek bu tarih öncesi gerekse bu tarih sonrası blok çalışma iddiası olduğundan,çalışmanın da kesintili olmadığı anlaşıldığından, işe giriş bildirgesi verilmiş olmakla bildirgenin verildiği tarihten önceki bu çalışmalar hak düşürücü süreye uğramayacaktır. Ancak öncelikle bu dönemde fiili çalışmanın olup olmadığının tereddütsüz bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Dinlenen bordro tanıkları davacının bildirge tarihinden önce, 1991 yılından itibaren çalıştığını beyan etmişlerdir.
Görülmekte olan bir davada, husumet dava şartı olup mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Davacının usta öğretici olarak geçen çalışmalarının, Şırnak … Müdürlüğü ile davalı … Valiliğine bağlı… idaresi nezdinde geçtiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada davalı olarak … Müdürlüğüne izafeten … gösterilmiş ise de, … Müdürlüğünün tüzel kişiliği, dolayısıyla taraf sıfatı bulunmadığından bu müdürlüğü temsilen … Bakanlığının davaya dahil edilmesi gerekir.
Yapılacak iş; dava konusu dönem yönünden, … Bakanlığını davaya dahil etmesi için davacıya süre verilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra,davacının uyuşmazlık konusu dönemde, çalışmanın geçtiği İl özel idaresi ve … müdürlüğünde,kurs faaliyetlerinin tarih ve kapsamını belirlemek,dosyadaki dönem bordrolarından uyuşmazlık konusu dönemleri kapsayacak şekilde başkaca bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, tanık beyanları arasındaki çelişkileri gidermek, gerekirse yine uyuşmazlık konusu dönemleri kapsayacak şekilde bu birimde çalışan görevlilerin ve mümkünse bu dönemde hizmet alan kursiyerlerin titizlikle araştırılarak beyanlarına başvurmak,Şırnak İl … Müdürlüğüne verilen ilgili bilgi ve belgelerden davacının çalışmalarını araştırmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.