Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10794 E. 2013/17109 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10794
KARAR NO : 2013/17109
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kurumun 16/02/2009 tarih ve 1181526 sayılı raporun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava;SGK Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Maluliyet ve Sağlık Kurumları Daire Başkanlığının 16/02/2009 tarih ve 1181526 sayılı raporunun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece belirtilen şekilde istemin kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı kurum vekilince, davacının maluliyet oranına Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde itiraz etme imkanı varken dava açmakta hukuki yararının olmadığı ve mahkeme ilamının maluliyetin hangi oranda kabul edilmesi gerektiğine yönelik icrai bir hüküm niteliğinde bulunmadığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davaya konu zararlandırıcı eylem nedeniyle oluşan maluliyet oranı noktasında SGK Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Dairesi Başkanlığının 16/02/2009 tarih ve 1181526 sayılı raporunda maluliyet oranının %13.1 olduğunun belirtildiği,buna karşılılık ATK 3.İhtisas Kurulunun 11.06.2010 tarihli raporunda davacının maluliyet oranının %36 olduğunun açıklandığı,davacının maluliyet oranına ilişkin çelişkinin usulüne uygun olarak giderilmeden,maluliyet oranı hakkında bir karar verilmeden yazılı şekilde SGK Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Maluliyet ve Sağlık Kurumları Daire Başkanlığının 16/02/2009 tarih ve 1181526 sayılı raporunun iptali ile yetinilerek hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek Hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır”.

Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda,davacının aynı tarihteki yaralanması nedeniyle Kurumca tespit olunup kabul edilen %13.1’lik maluliyet oranı ile ATK 3,İhtisas Dairesince tespit olunan %36’lık maluliyet oranına ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin yukarıda belirtilen prosedür işletilerek giderilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş;davacının sürekli işgöremezlik oranının tespiti bakımından dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde son kez olarak Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak ve çıkacak sonuca göre davacının maluliyet oranı hakında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalı SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.