Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10892 E. 2013/16927 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10892
KARAR NO : 2013/16927
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 05/01/2004-02/04/2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 05/01/2004-02/04/2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece 01/03/1992 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlayan davacının, ihtilaflı dönemle çakışan sürelerde Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyerek çalışmasına devam etmesi gerektiği, Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenmiş sürelerin sigortalılık süresinden sayılamayacağı ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin de uygulanamayacağı ve iş bu dava ile talep ettiği hizmetin yaşlılık aylığına yansıtılamayacağı da düşünüldüğünde bu tür bir tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar vermiştir.
1982 Anayasa’sının 12.maddesine göre “herkes kişiliğine bağlı dokunulamaz devir edilemez vazgeçilemez temel hak ve hürriyetlere sahiptir,” 60.maddede ise “herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı, dokunulamaz ve feragat edilemez bir hak olduğu tartışmasızdır. 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak kişi bakımından hem bir hak, hem de yükümlülüktür. Anılan yasal düzenlemeler karşısında davacının, SGK’na bildirilmemiş hizmet aktine tabi çalışmaları var ise, bunun tespitinde hukuksal yararının bulunduğu açıktır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak davacının sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğu gözetilerek işin esasına girilerek toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.