Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11108 E. 2012/16095 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11108
KARAR NO : 2012/16095
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : … vs. Vek. Av. …

Davacı, 04/09/2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı, murisi sigortalı … …’in 04/09/2003 tarihinde ölümü nedeni ile bu tarihten itibaren ölüm aylığı bağlanması ve aylıkların yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, istemin aynen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç yerinde değildir.
Gerçekten, davacının 31/12/2007 tarihinde Kurum’a yaptığı ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin talebi sonrasında, yasal 1800 gün prim ödeme süresinin olmadığı gerekçesi ile isteminin reddi sonrasında kesinleşen ekli Rize 1. Asliye Hukuk İş Mahkemesi’nin davad dosyası ile murisin 01/06/1994-01/05/2003 tarihleri arasında çakışan 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süreleri dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği ve 1 ölüm aylığı bağlanması için 5 yıllık sigortalılık süre şartının tüm sigortalılık süreleri ile birlikte fazlası ile oluştuğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, ölüm aylığının hangi tarihten itibaren bağlanacağına ilişkindir.
… sisteminde elde edilecek hakların prim ödemeye dayalı olduğu gerçeği karşısında, murisin Tarım … sigortalılık sürelerine ait prim borcunun Kuruma ödenip ödenmediği açıkça Kurumda sorulmadan, ölüm tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; murisin 2926 sayılı Yasa’ya tabi hizmetlerine ait prim borcunun Kuruma ödendiği tarih Kurumdan sorulup, varsa prim borcunun ödenme tarihini takip eden aybaşından itibaren hak sahibi davacılara aylık bağlanmasına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/10/2012 günü oy birliği ile karar verildi.