YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11608
KARAR NO : 2013/3424
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan SS. … Tatil Sitesi Konut Yapı Koop. İle … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ve ücret alacağı istemine ilişkindir.
Mahkeme, maddi tazminat talebine ilişkin davalılar … Yapı Kooperatifi, … ve … hakkında açılan davanın kabulü ile, 46.900.00 TL maddi tazminatın 18.04.2001 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, davalı …’ye karşı açılan davanın reddine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, manevi tazminat talebi hususunda, davalılar … Yapı Kooperatifi, … ve …’ye açılan davanın kısmen kabulü ile, 30.000.00 TL manevi tazminatın 18.04.2001 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, davalı …’ye karşı açılan davanın reddine, ücret alacağına ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar vermiştir.
Sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir.
Öte yandan 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda ise; zararlandırıcı olay SGK’ca iş kazası olarak kabul edilmiş, Maluliyet Daire Başkanlığı zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçide oluşan sürekli iş göremezlik oranı %12.3 olarak, Yüksek Sağlık Kurulu tarafından da %12.3 olarak belirlenip rapora itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda sigortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %29.2 olduğunu bildirilmiştir. YSK kararı ile ATK raporları arasında çelişki bulunduğu halde bu çelişki giderilmeden sonuca gidilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranının tesbitine dair rapor ile Adli Tıp Kurulu tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranına dair rapor arasındaki çelişkiyi Adli Tıp Genel Kurulundan yeniden rapor almak suretiyle giderdikten sonra kesinleşen iş göremezlik oranına göre tazminatları yeniden yöntemince belirlemekten ibarettir.
Ayrıca; İş Kanunu’nun 77. maddesi İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddeleri incelenmek suretiyle davalılar arasındaki ilişki, işyerinin niteliğine göre işyerinde uygulanması gereken önlemlerin neler olduğu, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, davalı SS … Tatil Sitesi Konut Yapı Kooperatifi’nin kusur durumu gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptanmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi ederek bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre ise; Gerçekten hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararda bu doğrultudadır. Mahkemece, niteliği itibariyle manevi tazminatın bölünemeyeceğinin gözönüne alınmaması hatalı olmuştur.
HMK‘nun 26. maddesi gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçları ile ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde, manevi tazminat istemine faiz talep etmediğinin anlaşılmasına göre HMK 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle 30.000.00 TL manevi tazminat miktarına 18.04.2001 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, karar verilmiş olması da hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalılar SS … Tatil Sitesi Konut Yapı Kooperatifi ve …’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.