YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12059
KARAR NO : 2012/10663
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, hizmet tespiti ve işçilik alacakları istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya verilen iki haftalık kesin süreye rağmen, gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 120. maddesinde davacı tarafından her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiş olup, bu avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır.
Aynı Yasa’nın 114. Maddesinde gider avansı dava şartı olarak kabul edilmektedir.
Gider avansının tamamlanmasına yönelik ara kararın HMK’nın 120.maddesine ve Hukuk Muhakameleri Kanunu Yönetmeliği’nin 45.maddesine uygun kabul edilebilmesi için hangi miktarda ilave gider avansı yatırılması gerektiği ara kararda açıkça belirtilmelidir.
Somut olayda, davacıya ilave gider avansını yatırmak üzere kesin süre verilmesine ilişkin ara kararda ne miktarda ilave gider avansının yatırılması gerektiği açıkça belirtilmediğinden usulüne uygun olmayan bu ara kararın yerine getirilmemesi halinde kesin süreye uyulmamasının sonuçları doğmayacağı halde yerinde olmayan gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.