Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/12279 E. 2012/14747 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12279
KARAR NO : 2012/14747
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
Dava, davacının davalıya ait lunapark işyerinde 1.6.1983-15.12.2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma eksik bildirilen sürenin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, işin mevsimlik iş olduğu kabul edilerek davacının 13.6 1984-15.12.2004 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler haricinde toplam 610 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı adına tescilli 36675 sicil numaralı işyerinden davacının ilk olarak 1.6.1983 tarihinde işe başladığını gösterir işe giriş bildirgesinin ve bu tarihten sonra her yıl muhtelif tarihlerde işe girdiğini gösterir birden fazla işe giriş bildirgelerinin verildiği, hizmet cetvelinde kısmi olarak davalı işyerinden çalışmalarının bildirildiği, yalnızca 1983 yılına ait dönem bordrosunun dosyaya gönderildiği, duruşmada dinlenen 1988-2002 tarihleri arasında kısmi çalışması bildirilen tanık ….,’ın davacının çalışmasının sürekli olduğunu bildirdiği, davacının 31.3.1986-31.7.1987 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı, ancak askerlik yaptığı sürelerde de davalı işyerinden kısmi çalışma bildirildiği, çalışmaların bildirilmediği dönem hesaplanırken askerlik süresinin dışlanmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık nitelikçe 506 sayılı Yasanın 79. maddesinden kaynaklanan davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tespitine ilişkindir. Bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, işin niteliği, sürekli veya sezonluk nitelikte olup olmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilir ise de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve uyuşmazlık konusu dönemi kapsar biçimde çalışmaları işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda; davacının çalışmalarının davalı işveren tarafından kısmi olarak bildirildiği, ancak bordro tanığının davacının çalışmalarının yaz-kış devam ettiğine dair beyanı gözardı edilerek işin mevsimlik iş olduğu kanaatine varılarak, çalışılan iş yerinin niteliğinin, özellikle davacı tarafından yapılan işin devamlılık arz eden bir iş olup olmadığı ile sezonluk niteliğinde olup olmadığının kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş olması, bu husus açıklığa kavuşturulmadan yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş olması isabetli bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; davalı işyerinin uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan tüm dönem bdrdroları ile ücret bordrolarını getirterek, işin süreklilik arz edip etmediğini, sezonluk nitelikte ise davacının tespitini istediği dönemdeki çalışmasının davacının askerlik yaptığı süre de dikkate alınarak sezonluk mu yoksa çalıştığı bölüm itibarı ile tüm senelik mi olduğunu, işin mevsimlik iş olup olmadığı ve mevsimlik ise sezonun başlama ve sona erme tarihlerinin, gerektiğinde mahkemece keşif yapılarak ve ihtilaflı dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları dinlenerek bunların ifadeleri ile yetinilmemesi halinde Belediye ve zabıta aracılığıyla, komşu iş yerlerinin işveren ve çalışanları tespit edilip ifadelerine başvurularak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17/09/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.