Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/1261 E. 2012/22315 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1261
KARAR NO : 2012/22315
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan …, … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacılar ile temyiz eden davalılar … ve … Tic Ltd Şti’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 24.07.2005 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu %.47 oranında sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılar … San Tic Aş ile … İnş … Gemi İnş San Tic Ltd Şti’nin % 70 oranındaki toplam kusurlarının esas alınarak tazminatın hesaplandığı hesap raporu ile belirlenen davacı zararından, davacının lehlerine feragat ettiği davalılar … ve … Tic Ltd Şti tarafından yapılan ödeme indirilmek suretiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ile davalılardan … ve … Tic Ltd Şti vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … 1. … Mahkemesinde 2010/1215E sayılı dava ile manevi tazminat istemli olarak dava açmış ve bu davanın maddi tazminat istemli görülmekte olan dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece davacının birleştirilen davada manevi tazminat istemi hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş bulunması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davacının dava açıldıktan sonra yargılama sırasında 17.12.2009 tarihinde davalılar … ve … Tic Ltd Şti’den 18.000,00-TL alarak anılan davalılar yararına ibraname verdiği ve davasından bu davalılar bakımından feragat ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık yapılan ödemenin diğer davalılara sirayet edip etmeyeceği ve sirayet edecek ise bunun nasıl olacağına ilişkindir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan Borçlar Kanunu’nun 145. maddesi hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun Aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması, ya da
böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu’nun 147. madde hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceğine dair hükmüne havidir. Diğer bir deyişle müteselsil sorumlulardan birine yönelik feragati ile diğer müteselsil borçluların durumlarını ağırlaştıran alacaklı bunun sonuçlarına katlanır. İbraname konusu ödeme ile zarar karşılanmışsa veya zarar ödeme arasında açık bir oransızlık yoksa ödeme ile diğer müteselsil borçluların da borçlarından kurtulacakları ortadadır. Yapılan ödeme kısmi ifayı içeren makbuz niteliğinde ancak ödemeyi yapan borçlunun hissesinden fazla ise ödeme kadar, ödeme yapan borçlunun hissesinden az ise ödeme yapan borçlunun hissesi kadar diğer müteselsil borçlular borçtan kurtulurlar. 6098 sayılı TBK’nun 166 vd. maddelerindeki düzenleme de aynı doğrultudadır.
Yapılacak …, müteselsil borçlulardan bir bölümü tarafından yapılan ödeme tarihindeki verilere göre davacının zararını hesaplatmak. Yapılacak hesaplama sonunda, yapılan ödemenin davacının zararını karşıladığı veya ödeme ile zarar arasında açık bir oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde, müteselsil borçlulardan bir bölümünün yaptığı ödemenin ve feragatin diğerlerine de sirayet edeceğini ve onları da borçtan kurtaracağını kabul etmek, ödeme ile ödeme tarihindeki zarar arasında açık bir oransızlık varsa yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğunun kabulü ile kısmi ödeme ile ödeme yapan davalıların hissesini aşar biçimde ödeme yapılmış ise bu ödemenin borcu karşılama oranında, ödeme yapan davalının hissesinden az ise ödeme yapan davalının hissesi oranında diğer davalıları da borçtan kurtaracağını kabul etmek, son verilere göre hesaplanacak davacı zararından yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda indirim yapılarak davacının karşılanmayan zararını belirlemekten ibarettir.
Kabul ve uygulama açısından da hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davacıya % 20 lehine feragat edilen davalılar … ve … Tic Ltd Şti’ne toplam % 10 ve davalılar … San Tic Aş ile … İnş … Gemi İnş San Tic Ltd Şti’ne toplam olarak % 70 oranında kusur verildiği ve tazminat hesabında ödeme yapan davalıların kusur durumu dikkate alınmadığı, % 70 kusura göre hesap yapıldığı halde, ibraname düzenlenen davalılar tarafından yapılan ödemenin yeniden indirilmesi suretiyle maddi tazminatın noksan belirlenmesi de isabetsizdir.
Öte yandan davacı 17.12.2009 tarihli dilekçesi ve aynı tarihte düzenlenen ibraname ve feragatname ile davalılar … ve … Tic Ltd Şti’den 18.000,00-TL alarak bu davalılara yönelik davasından feragat ettiğini bildirmiştir. Hal böyle olunca anılan davalılara yönelik davanın feragat nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde tazminattan sorumlu tutulmaları da hatalı olmuştur. Kabul açısından da: davacının maddi tazminat isteminin ıslah suretiyle artırılan bölüne ilişkin olarak davalılardan … ve … Tic Ltd Şti’den isteminin bulunmadığı, anılan nedenle ıslah dilekçesinin tebliğ de edilmediği, göz ardı edilerek, bu davalıların ıslah dilekçesi ile artırılan tazminattan sorumlu tutulmaları usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalılar … ve … Tic Ltd Şti’nin bu yönleri temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.