Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/12654 E. 2012/16907 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12654
KARAR NO : 2012/16907
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : … vs.vek.Av….

Davacı, murisinden dolayı ölüm aylığına hak kazandıklarının tespitiyle ödenmeyen aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacılar, murisleri …’den l.l0.2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasını ve birikmiş aylıkların yasal faizi ile tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı miras bırakanı …’den ölüm aylığı bağlanmasına, ölüm aylığının 1.2.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan alınıp davacıya verilmesine ilişkin karar verilmiş ise de varılan bu sonuç eksik inceleme Ve araştırmaya dayalı olup bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine karşın; bozma gereğince işlem yapılmadan sadece aylık miktarları belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemenin ,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma ve hüküm verme yükümlüğü vardır. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme, bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma gereğince inceleme yaparak yeni bir hüküm kurmak zorundadır.
Dairemize ait 17.01.2010 gün ve 2009/16804 Esas – 2011/6 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere;
“Gerçekten, davacılar birlikte açtıkları davada eş ve babalarından aylık bağlanmasını istemişlerdir. Gerekçede dahi davacı çocuklarada aylık bağlanmasına karar verildiği yazılı iken, hükmün tek bir davacı adına isim dahi belirtilmeksizin karar verilmesi HUMK.’nun 388-389. maddelerine aykırı olup hükmün bu hali ile infazı dahi mümkün değildir.
Yapılacak iş; davacılar tarafından 12.9.2007 tarihinde ödenen 3.800,00 TL’lik primin 5 yıllık sigortalılık süresini karşılayıp karşılamadığı Kurumdan sorulduktan sonra, 5 yıla ilişkin prim borcu yok ise tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan l.2.2008 tarihinden, prim borcu var ise de eksik primin ödenmesini talep eden aybaşından itibaren davacılar………’den dolayı ölüm aylığı bağlanmasına karar vermek ve davacılara birikmiş aylığa ilişkin alacak taleplerinin miktarını açıklattırıp harcını yatırtıktan ve davacılara aylık bağlanması gereken tarih ile dava tarihi arasında ödenmesi gereken birikmiş aylık miktarı belirlendikten sonra birikmiş aylık talebi yönünden de bir karar vermektir.”belirtildiği halde yapılan incelemenin ve kurulan hükmün bu kapsama uymadığı ortadadır.
Yapılacak iş; Yukarıda açıklanan tüm bozma kapsamı gereğince işlem yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.