YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1324
KARAR NO : 2012/9741
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, dairemizin 12.07.2011 tarih ve 2010/13618 Esas, 2011/6285 Karar sayılı ilamımızın HUMK 429. ve 459. maddeleri gereğince maddi hatalardan dolayı kararın düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, karar düzeltme talebinin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Yerel Mahkeme İş Mahkemelerinde karar düzeltme yolunun kapalı olması nedeniyle davacıların karar düzeltme talebinin reddine karar vermiştir. Davacı süresinde bu kararı temyiz etmiştir. O halde bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanunun karar düzeltme yolunu düzenleyen 440-444 maddelerinde aynı yasanın 432. maddesi doğrultusunda bir düzenleme yoktur. Yargıtay’ın onama ya da bozma kararı üzerine taraflardan biri karar düzeltme yoluna başvurursa yerel mahkemenin karar düzeltme yolunun şartlarının bulunup bulunmadığını değerlendirme ve denetleme yetkisi yoktur. Hal böyle olunca Yerel Mahkemenin yasal olarak yetkili bulunmadığı bir konuda hüküm tesis ettiği anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteminin reddine ilişkin 21.09.2011 tarihli ek kararın kaldırılarak davacının karar düzeltme talebinin incelenmesine geçildi
2-Davacılar vekili 26.08.2011 tarihli dilekçesi ile davalılar … ve … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay. Nak. San Tic Ltd Şti yönelik olarak uyulan bozma kararı sonrasında dava açıldığından birleşen davaların davalıları olan bu davalılar bakımından bozmadan sonra ıslah yapılması söz konusu olmadığı, davalılar … ile … aleyhine açılan davada ise yerel mahkemenin davanın zaman aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının zaman aşımı içerisinde davanın açıldığından bahisle bozulmasına ilişkin Yargıtay karındaki bozma nedeninin usule ilişkin olması nedeniyle, bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmasına rağmen, Dairemizin 12.07.2011 gün 2010/13618E, 2011/86285K sayılı kararında diğer nedenlerin yanı sıra bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından bahisle bozulduğunu, 2006/158E ve 2006/99E sayılı dosyaların davalıları olan … ve … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay. Nak. San Tic Ltd Şti, bakımından davanın bozma sonrası açılması, 2004/217E 2005/15K sayılı ilamın bozmasının ise usule ilişkin bulunması karşısında, maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan bu bozmalar ile diğer bozma nedenlerinin kaldırılmasına karar verilmesine istemiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama yada bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile, hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Gerçekten davacıların 15.09.2004 günlü dava dilekçesi ile davalılar … ile … aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli olarak dava açtıkları bu davanın zaman aşımı nedeniyle reddine ilişkin yerel mahkemenin 04.02.2005 gün ve 217-15 sayılı kararının davacıların temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2005 gün ve 3848-5102 sayılı kararı ile davanın süresinde açıldığından bahisle bozulduğu, Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacıların bu kez aynı mahkemede, davalılar … ve … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay. Nak. San Tic Ltd Şti aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açtığı, 2006/158E ve 2006/99E sırada görülen bu davaların ilk açılana dava ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşme kararı sonrasında davacıların 20.08.2007 tarihinde davalını ıslah ederek maddi tazminat istemlerini artırdıkları, 2010/149E sayılı dosya ile de bakiye maddi tazminat isteminde bulundukları ve bu dosyada da birleştirme kararı verilerek tüm dosyaların birlikte sonuçlandırıldığı görülmektedir. Hal böyle olunca bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından 20.08.2007 tarihli ıslah dilekçesinin konusunu oluşturan maddi tazminat taleplerinin reddinin gerekeceğine ilişkin bozma gerekçesinin 2006/158E ve 2006/99E sayılı birleşen dosyaların davalıları olan … ve … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay. Nak. San Tic Ltd Şti, bakımından maddi hataya dayalı bulunduğu anlaşılmakla Dairemizin 18.10.2011 gün 2011/4641E, 2011/8275K sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
1-HUMK’nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40.000.000 TL olan kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’ye (1.000,00-YTL) çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000.000.000.TL (1.000,00-YTL)’yi geçmesi gerekir.
İnceleme konusu karar, bu tarihten sonra verilmiş ve HUMK’nun Ek 4/2 maddesi dikkate alındığında, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılardan …, Selma oğuz, Sevgül Oğuz, Mehmet Oğuz’dan her biri yararına 1.000,00’er TL, Hacı Oğuz ve Güle Oğuz’dan her birine 500,00’er TL’lik manevi tazminata ilişkin hüküm kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak anılan davacılar bakımından manevi tazminata yönelik davalıların temyiz dilekçesinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine,
2-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyizin kapsamına ve temyiz nedenlerine göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine.
3-Davalıların temyizine gelince: Dava: 27.08.1997 Tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davanın zaman aşımı nedeniyle reddine ilişkin önceki kararı davacı tarafından temyiz edilmiş ve dava dilekçesindeki istem ve mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme ile Dairemizce, zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğundan bahisle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda: Davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacılar murisinin, davalılardan …’in fenni mesulü olup, davalılar … ile …’ün ortağı bulunduğu, davalı … Un……San Tic Ltd Şti’ne ait un fabrikası inşaatının su tesisat işlerinin yapımını üstlendiği, olay günü inşaatın çatısından aşağı yağmur sularının tahliyesi için gerekli boruların montajını yaparken dengesini kaybederek 3. Kat seviyesinden aşağı düşerek öldüğü, Tarsus İş Mahkemesinin 2010/149E, 2010/187K sayılı birleşen dosyasında davalılar …, … ve … Un……San Tic Ltd Şti’nin süresinde zaman aşımı defi-inde bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık kusuru bulunmayan davalıların tazminattan sorumlu olup olmayacağı ile bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilip verilmeyeceği ve ek davanın konusunu oluşturan tazminat istemlerinin zaman aşımı süresi içerisinde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Davacılar davalılardan …’den fenni mesul, diğer davalıların ise işveren olarak zarardan sorumlu olduğundan bahisle tazminat isteminde bulunmuştur. Gerçekten, bir iş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi ve diğer hak sahiplerinin maddi veya manevi tazminat talepleri, ancak kusurlu işveren veya üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir. Bunun dışında, İş Kanunu, Borçlar Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu ve diğer kanunlardaki kusursuz sorumluluk hallerinin sübut bulması durumunda, illiyet bağını kesen bir durum söz konusu değilse, ilgililerin kusurlu olup olmadıklarına bakılmaksızın sorumluluğu yoluna gidilmek gerekir. Somut olayda yerel mahkemece davacılar murisinin %50, davalılar … ve … %25’er oranda kusurlu bulunduğu, kusur raporu hükme esas alınmıştır. Hal böyle olunca kusur verilmediği halde nedenleri açıklanmadan davalı … ile … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay. Nak. San Tic Ltd Şti’nin hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında davacılar vekilinin 20.08.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini tüm davacılar için toplamda 12.732,00-TL artırdığı, Tarsus İş Mahkemesinin2010/149E, 2010/187K sayılı birleşen dosyasında ise, hak sahiplerinin saklı tutulan bakiye maddi tazminatlarının talep edildiği, ek davanın 05.07.2010 tarihinde açıldığı ve ek dava üzerine davalılar …, … ve … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay Nak. San Tic Ltd Şti vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulundukları dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Yargıtay İçtihadı birleştirme büyük genel kurulunun 4.2.1948 gün 1944/10 E. 1948/3 K. Sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda da bozma konusu kararda davalı olarak gözüken … ve … bakımından 20.08.2007 tarihli ıslah dilekçesindeki taleplerin dikkate alınarak maddi tazminata karar verilmesinin isabetsiz olduğu açıktır. Öte yandan zaman aşımına ilişkin bozmanın usuli bir bozma olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Ek davanın zaman aşımı süresinde açılıp açılmadığına gelince: Uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, İş kazası sonucu ölüm nedeniyle hak sahiplerinin uğradıkları zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi borçlar Kanunu’nun 125. maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayının 27.08.1997 tarihinde meydana geldiği Tarsus İş Mahkemesinin 2010/149E, 2010/187K sayılı birleşen davasının ise 05.07.2010 tarihinde açıldığı ortadadır. Hal böyle olunca, birleşen davada yukarıda sözü geçen maddenin öngördüğü 10 yıllık zaman aşımı süresinin gerçekleştiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara ve özellikle, anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı biçimde, birleşen ek davanın zaman aşımı süresinin geçmesinden sonra açıldığı göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, 20.08.2007 tarihli ıslah dilekçesinin konusunu oluşturan maddi tazminat istemlerinin, 14.09.2004 tarihli dava dilekçesi ile dava yöneltilen davalılar … ile … bakımından bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından, 2010/149E sayılı birleşen ek davadaki maddi tazminat istemlerinin süresinde zaman aşımı defi-inde bulunan davalılar … ve … ile … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay Nak. San Tic Ltd Şti bakımından zaman aşımı nedeniyle reddi ile davalılar … ve … bakımından 14.09.2004 tarihli dava dilekçesi, davalı … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay Nak. San Tic Ltd Şti bakımından 23.03.2006 tarihli kısmi dava ve 20.08.2007 tarihli ıslah dilekçesi, davalı … bakımından ise 05.05.2006 kısmi dava, 20.08.2007 ıslah ve 05.07.2010 tarihli ek dava dilekçesindeki talepler dikkate alınmak ve özellikle kusur verilmeyen davalıların tazminattan sorumlu tutulmalarının gerekçelerini açıklamak suretiyle, davacıların tazminat istemleri hakkında karar verilmekten ibarettir.
O halde, davalılar …, … ve … Un İmalat Kuru Bakliyat Gıda Maddeleri Yem Hay Nak. San Tic Ltd Şti vekili ile davalı …’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalıların sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 825,00-TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, 31.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.