YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13241
KARAR NO : 2013/20444
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, ölümü nedeniyle hak kazanılan maaşlara yönelik birikmiş alacağın hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu ölen babasından dolayı, davacıya ölüm aylığı bağlanması ve birikmiş alacağından 8.000,00 TL’nin hakediş tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 20.464,75 TL gelirin her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm kurulurken, davacının miras bırakanının 05.01.2001 tarihinde öldüğü, davacının 01.08.2001 tarihinde doğduğu, doğmadan önce ölüm gelirine hak kazanmanın söz konusu olamayacağı, davacının doğum tarihine göre gelirin hesaplandığı belirtilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, babası …’un çalıştığı işyerinde uğradığı silahlı saldırı sonucu 05.01.2001 tarihinde hayatını kaybettiği, davacının 01.08.2001 tarihinde doğduğu, davacının annesinin 28.02.2003 tarihli ve 6221 sayılı dilekçesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı … Bölge Müdürlüğünden olayın iş kazası olup olmadığı yönünden inceleme yapılmasını talep ettiği, talebi üzerine yapılan inceleme sonucu iş müfettişi tarafından düzenlenen raporda; “davacı murisinin olay sırasındaki çalışmalarının, hizmet akdine dayandığının mahkemeden alınacak bir ilamla ispatlanabilmesi durumunda değerlendirilebileceği, ayrıca iş kazası iddiasının da ancak söz konusu ilamın alınması durumunda değerlendirilebileceğinin” belirtildiği, murisin işyerindeki hizmetlerinin ve olayın iş kazası olduğunun tespiti amacıyla davacının annesinin kendi adına asaleten, davacı adına da velayeten 19.07.2004 tarihinde dava açtığı, … 4. İş Mahkemesinin 2004/733 Esas sayılı dosyası üzerinde görülen davada, Mahkemece 25.04.2007 tarihinde, 2007/270 Karar numarası ile; “davacının babası …’un 01.06.2000-05.01.2001 tarihleri arası hizmet akdine tabi çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespiti ile 05.01.2001 tarihinde ölümüyle sonuçlanan olayın 506 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği,” kararın 10. Hukuk Dairesi tarafından 29.01.2009 tarih, 2007/21040 E, 2009/755 K. sayılı ilam ile onandığı, davacının 25.11.2009 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, bu tahsis talebi üzerine, davalı Kurumca ölüm tarihinden itibaren 5 yıl geçtiğinden 01.10.2008 tarihi itibariyle gelir bağlandığı anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 99. ve 5510 sayılı Yasanın 97. maddeleridir.
Sigortalı babanın ölümü tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 99. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, … istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.”. Bu yasal düzenleme çerçevesinde, hakkı doğuran sigortalı babanın ölüm tarihi gözetildiğinde, davacının ölüm geliri başlangıç tarihinin tahsis talep tarihini takip eden 01.12.2009 tarihi olduğunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 97. maddesinin 1. fıkrasının “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar.” düzenlemesi karşısında, tahsis talep tarihinden geriye yönelik beş yıllık dönem içindeki ölüm aylıklarının istenebileceği belirgin bulunmakla ve anılan Yasanın yürürlük tarihi de gözetildiğinde, davacının ölüm geliri başlangıç tarihinin 01.10.2008 tarihi olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacıya 01.10.2008 tarihi itibariyle gelir bağlayan Kurum işlemi yerindedir. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken … şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.