Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/1329 E. 2013/16203 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1329
KARAR NO : 2013/16203
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından sorumlu olmadığının tespitine, Kurum komisyon kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, asgari işçilik incelemesi sonucu Kurumca re’sen tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edilen prim ve gecikme zammından davacının sorumlu olmadığının tespiti ve Kurumun 23.01.2008 tarih ve 3 sayılı Komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Kanun’un 79.maddesinin 13.fıkrasına ve 5510 sayılı Kanun’un 85.maddesinin 3.fıkrasına göre sigorta müfettişi tarafından, Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80 inci maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
Kanunda öngörülen süre hakdüşürücü niteliktedir.
Somut olayda, prim ve gecikme zammına ilişkin Kurum yazısının davacıya 26.12.2007 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bir aylık süre içerisinde 09.01.2008 günü itiraz ettiği, Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonunun 23.01.2008 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, dosyada Komisyon kararının davacıya tebliğine dair belge bulunmadığı ve mahkemece davanın hakdüşürücü süre içinde açılıp açılmadığının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonunun 23.01.2008 tarihli kararının davacıya tebliğine dair belgeyi Kurumdan getirterek davanın hakdüşürücü sürede açılıp açılmadığını belirlemek, davanın dinlenebilir olduğu sonucuna varılır ise;
a) İhale konusu işe ait hakediş bedelinin ön değerlendirme aşamasında 372.232,19 TL alındığı, ihale makamınca 366.780,25 TL olarak bildirildiği, Kurum müfettişinin 377.475,95 TL ve bilirkişinin 366.780,25 TL kabul ederek asgari işçilik hesaplaması yaptığı anlaşılmakla ihale makamından hakediş bedelini tereddüte yer bırakmayacak biçimde sormak,
b) Hukukçu, … mühendisi ve serbest muhasebeci mali müşavir (veya yeminli mali müşavir) bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti oluştururarak bilirkişi kurulundan rapor almak bilirkişi heyetinden işin sona erme tarihini ve asgari işçilik hesabına esas alınacak Kuruma bildirilmiş sigorta primine esas kazanç miktarını hesaplattırmak ve sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında davanın hakdüşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı araştırılmadan ve dava süresinde açılmış olsa dahi davanın esası hakkında yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.