YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13876
KARAR NO : 2013/19939
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ödemiş olduğu primlerin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,menfi tespit ve 7.477.00 TL olarak ödenmiş olan primlerin yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile … T.C. kimlik nolu davacı …’ in kuruma 17.871.27 TL borçlu olmadığının tespitine ,tahsil edilen 7.477.00 TL prim borcunun ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya ,3201 SK uyarınca yurtdışında geçen sigortalılık sürelerini borçlanmak suretiyle 13.12.2007 tarihli tahsis talebine istinaden 1.1.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı,kurumca davacının 1.1.2009 tarihinde başlayan vergi kaydına istinaden aylıkları durdurularak 1.1.2009-20.2.2011 süresinde yersiz ödenen aylıklar toplamı olan 17.871.27 TL davacı adına borç çıkarıldığı,Yurtdışı boçlanma ve Tahsis İşlemleri Başkanlığının 14.4.2011 tarih ve 2011/7 sayılı genelgesine istinaden aylıkların 1.7.2010 dan itibaren yeniden başlatıldığı,birikmiş aylıklardan borç mahsubu yapılarak yersiz ödeme miktarının 9.094.00 TL olarak düzeltildiği anılan meblağın 2011/Ekim ayından itibaren davacının maaşıdan 1/4 oranında kesileceği hususunun 1.10.2011 tarihli kurum yazısı ile davacıya bildirildiği,davacının vergi kaydına(ciğer,kokoreç ve köfte faaliyeti seyyar olmayan) istinaden 1.1.2009 tarihinden itibaren 5510 SY nın4/b-1 m uyarınca sigortalılığının başlatıldığı,29.4.2011 tarihinde terkinin yapıldığı ,6111 SY dan yararlanan davacının bu döneme ilişkin prim borcuna karşılık olarak 29.4.2011 tarihinde toplam 7.477 TL prim ödemesi yaptığı,9.34 TL fazla ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği,davacıdan tahsil olunan yaşlılık aylığının ve primlerinin davacıya iade edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre; ”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.”
5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiş, madde hükmü 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Mahkemece, 5997 sayılı Yasa’nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19.6.2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığı gözardı edilerek … şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının 19.06.2010 tarihinden önce 1.1.2009 tarihinde başlayan vergi kaydına istinaden 20.2.2011 tarihinde yaşlılık aylığının kesilip 1.1.2009-20.2.2011 süresinde yersiz ödenen aylıklar toplamı olan 17.871.27 TL davacı adına borç çıkarılmasına ilişkin kurum işlemi irdelendiğinde, 1.1.2009-19.6.2010 tarihleri arası davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin işlem yerinde ise de 19.6.2010-20.2.2011 tarihleri arası yaşlılık aylığının kesilmesi isabetsiz olmuştur.Davacının yasanın yürülük tarihi olan 19.6.2010 tarihi ile 5510/4/1-b tabi sigortalılığının durdurulduğu tarih olan 27.4.2011 tarihi arasında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışması mümkün bulunduğuna göre, mahkemece 5997 sayılı Yasa’nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin göz önüne alınarak kurumun iade yükümlüğünün bulunup bulunmadığını belirlemek gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın kabulüne dair kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07/11/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.