Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/13960 E. 2013/4447 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13960
KARAR NO : 2013/4447
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, 31/05/1982-22/03/1985 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 31.05.1982-22.03.1985 tarihleri arasında vergi kaydının olmaması nedeniyle … hizmetinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile 31.05.1982-22.03.1985 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, şoför olan davacının 02.02.1981-31.05.1982 tarihleri arasında vergiye, 26.04.1977-01.05.1990 tarihleri arasında da Şoförler ve Otomobilciler Odası kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; 01.04.1972 tarihinde yürrürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24. maddesinde öngörülen koşulları taşıması nedeniyle zorunlu … sigortalısı sayılan davacının 2654 sayılı Kanunla 1479 sayılı Kanunun 24.maddesinde yapılan değişikliklerin hak alanını doğrudan olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği,giderek meslek kuruluş kaydı ile kazanmış olduğu zorunlu … sigortalılığını ortadan kaldırıp kaldırmayacağıdır.
Sigortalının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kayıt ve tescil işlemi 26.04.1977 tarihi itibariyle oda kaydına dayalı olarak yapılmış olup sigortalılığın başladığı 26.04.1977 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesine göre zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterlidir. Kurumun ilk kayıt ve tescil işlemini oda kaydına dayalı olarak yapması sigortalının anılan tarihte oda kaydına göre de tescil edilebileceğine dair yasal gerçekliği ortadan kaldırmayacağı için oda kaydının devamı süresince sigortalılık koşullarının da devam ettiği kabul edilmelidir. Somut olayda sigortalının vergi kaydı 02.02.1981-31.05.1982 tarihleri arası ile sınırlı ise de 26.04.1977-01.05.1990 tarihleri arasında Şoförler ve Otomobilciler Odası kaydının bulunduğu, vergi kaydı sona ermekle birlikte devam eden oda kaydının sigortalılık koşullarının devamına imkan sağladığı anlaşılmakla davanın kabulü ile 31.05.1982-22.03.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken … şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. HGK’nun 15.10.2003 gün ve 2003/21-579E-570K sayılı kararı da aynı yöndedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.