YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14580
KARAR NO : 2012/16801
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/03/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 3201 sayılı Yasa’ya göre yurtdışı hizmetlerini borçlandığını, Türkiye’de 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması bulunduğunu belirterek 15.02.2010 tarihli tahsis talebine göre 01.03.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında 2878 günlük yurtdışı borçlanması yaptığı, 13.02.1990 tarihinden itibaren tahsis talep tarihi olan 15.02.2010 tarihine kadar 20 yıl 2 gün 1479 sayılı Yasa kapsamında çalışması bulunduğu, yolcu taşıma işi nedeniyle 24.3.2000 tarihinde başlayan vergi kaydının halen devam ettiği, esnaf sicil ve esnaf oda kayıtlarının da halen devam ettiği, kayıtlarının devam etmesi nedeniyle Kurumca yaşlılık aylığı talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmalarını borçlanan ve Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması devam eden davacıya 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi de dikkate alındığında yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin “B” bendinde “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı … Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Her ne kadar, anılan yasada 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile yapılan değişiklikle, 3201 sayılı Yasadan yararlanmak suretiyle aylık bağlananların, Türkiye’de sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceği belirtilmiş ise de; yürürlük tarihi ve her yasanın kendi yürürlük döneminde uygulanması gerektiği gözetildiğinde, anılan değişikliğin davacı lehine uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda davacının yolcu taşıma işi nedeniyle ticari faaliyetinin halen devam ettiğinden, 5997 sayılı Yasa’nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlaması gerektiği ortadadır.Mahkemece, 5997 sayılı Yasa’nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19.6.2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığı gözardı edilerek 01.03.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı H.M.K’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1.bendindeki 01.03.2010 rakamlarının silinerek yerine; ‘19.06.2010″ rakamlarının yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 08/10/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.