Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/1460 E. 2013/9355 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1460
KARAR NO : 2013/9355
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

Dava, davacının 14.05.1995-26.10.2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde en son net 1.000,00TL ücretle geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 14/05/1995- 26/10/2005 tarihleri arasında gerekçeli kararda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde en son asgari ücretin 2,86 katı olan 1.000,00 TL aylık ücret ve tüm çalışması boyunca da kurum taban asgari ücretin 2,86 katı ücretle sigortalılığa esas çalışmasının bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının davalı işyerinden herhangibir bildiriminin olmadığı, davalıya ait şirket işyerinin 24.11.1997 tarihinde yasa kapsamına alındığı, mahkemece dinlenen bordro tanıklarının 2003 yılından sonraki dönemlerde kayıtlı olduğu, diğer tanıkların davalı işyeri ile ilgilerinin belgelendirilmediği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, davacının tespit talebinde bulunduğu 14.05.1995-26.10.2005 tarihleri arasında ve özellikle 2003 öncesi dönem yönünden davacı ile birlikte işyerinde çalışmış veya komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları, yoksa işyeri sahipleri tespit edilip beyanlarına başvurulmadan, dinlenen tanıkların işyeri ile ilgisi belgelendirilmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davalı işverene ait uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan tüm dönem bordrolarını ilgili Kurumdan getirtmek, davacı ile aynı dönemlerde ve özellikle 2003 öncesi dönemde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları yoksa işyeri sahipleri tespit edilip beyanlarına başvurmak, mahkemece dinlenen tanıkların işyeri ile olan ilgisini ispata yarayacak belgeleri getirtmek, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde Uzay Eğitim ve Sağlık Hizm. Tur. Gıda Tic. Ltd. Şti’ne iadesine, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.