Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/15187 E. 2012/16609 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15187
KARAR NO : 2012/16609
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, idari para cezasının tahsili amacıyla davacıya tebliğ edilen 13.04.2009 tarih, 10003 sayılı 2009/010537 takip nolu ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın 7 günlük hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi, Kurum alacakları yönünden tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma hakkını 7 gün ile sınırlandırmıştır. İtiraz davası için öngörülen 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297; 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı Kararları).
Somut olayda davacıya ödeme emri 16.04.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 24.04.2009 tarihinde açılmıştır. 23.04.2009 tarihi 7 günlük hak düşürücü sürenin son günüdür. Ancak anılan tarih Ulusal Egemenlik ve …’ na denk gelmekte ve ülke genelinde resmi tatil olarak ilan edilmektedir. Bu nedenle itiraz süresi, resmi tatile rastlayan günü takip eden iş günü olan 24.04.2009 günü mesai saati bitimine kadar devam edecektir. Davacı vekili tarafından davanın 24.04.2009 tarihinde açıldığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.