Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/1555 E. 2013/7736 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1555
KARAR NO : 2013/7736
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/09/2005-08/09/2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 01/09/2006 sözleşmeye dayanılarak taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece ifadesi tespit olunan tanıklar davacının davalı yanında işçi olarak çalıştığını ifade etmişlerse de, davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak, davalının delil olarak dayandığı sözleşmenin muvaazalı olarak tanzim olunduğu iddia olunduğundan ve Anayasa ile koruma altına alınan sosyal güvenlik hakkından vazgeçilemeyeceğinden, gerek davacının gerekse davalının varsa vergi kayıtlarını getirtmek ve çalışılan dönemlerde muhtarlık yapanlar ile azaların bilgilerine başvurulmak ve 01/09/2006 tarihli sözleşmede imzası olan Bekir İsnal adlı kişinin dinlenerek ve eğer varsa davacı ile birlikte çalışan ve SSK prim bordrolarında kayıtlı kişiler veya benzer işi yapan işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimselerin tesbit edilerek anılan kişilerin bilgilerine başvurulmak olayın adi ortaklık ilişkisi mi yoksa hizmet ilişkisi mi olduğu değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.