YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15639
KARAR NO : 2013/20984
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından 6183 sayılı Yasa’ya göre yapılan takipte haline münasip evinin haczedildiği gerekçesi iel meskeniyet iddiasının kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacının, Kurum tarafından 6183 sayılı Yasaya göre yapılan takipte, haline münasip evinin haczedildiği gerekçesi ile meskeniyet iddiasının kabulüne ve haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasanın 70. maddesine göre, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İş mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan, ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı hakkında, prim borcundan dolayı Kurum tarafından takip başlatıldığı, davaya konu taşınmaza haciz konulup satış işlemlerine başlandığı, taşınmazın bedeli Kurumca yapılan kıymet takdirinde 30.000 TL, mahkemece yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporunda ise, 40.000 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Kurum tarafından yargılama aşamasında ve temyiz dilekçesinde davacının haczedilen bu taşınmazı dışında adına kayıtlı başka taşınmazları bulunduğunun iddia edildiği, bu iddianın mahkemece dikkate alınarak tapu sicil müdürlüğüne yazı yazıldığı ancak yazı cevabı beklenmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacı adına, haczedilen davaya konu taşınmaz dışında başka kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığı tapu sicil müdürlüğünden sorularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18/11/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.