Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16051 E. 2012/15531 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16051
KARAR NO : 2012/15531
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, 12.12.2004 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan davacının, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 31.12.2008 tarihinde 2006/41 E., 2008/282 K. sayılı karar ile davalı Baki Ltd. Şirketine yönelik davanın kısmen kabulüne, (55.316,83 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle) diğer davalı şirkete yönelik davanın ise üst işveren olmadığı gerekçesiyle husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine Dairemiz tarafından, 22.2.2011 tarih, 2010/679 E., 2011/1462 K. sayılı ilam ile; “zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespitinin ön sorun olduğu, öncelikle bu sorunun çözülmesi gerektiği” belirtilerek, yapılacak iş de gösterilmek suretiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirilmeden; davacı vekilinin, HMK’nın 120. maddesi uyarınca Gider Avansı Tarifesinin 4. maddesine göre hesaplanan 373,00 TL gider avansını verilen iki haftalık süre içerisinde yatırmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra 27.10.2011 tarihli oturumda davacı vekiline Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurması için duruşma tarihinden itibaren iki hafta kesin süre verdiği, davacı vekilinin 2.11.2011 tarihinde -süresinde- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurduğu, buna ilişkin kayıt formunu Mahkemeye ibraz ettiği görülmüştür. Bundan sonra talep edilen gider avansının haklı nedene dayanması gerekir. Kaldı ki davacı vekili, davacının cezaevinde olduğunu bu sebeple masraf alamadığını bildirdiğine ve buna ilişkin belgeyi (UYAP ekran görüntüsü) sunduğuna göre haklı sebep olduğunun kabulü gerekir. Bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.