Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16422 E. 2013/5647 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16422
KARAR NO : 2013/5647
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacılar, murisinin davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı …’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacılar murisinin, 1.1.1980 – Ekim 2002 tarihleri arasında davalı belediyede geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda; davalı … tarafınfan davacı adına 18.7.1986, 6.7.1987, 16.8.1989, 19.6.1990, 1.7.1991 ve 2.7.1993 tarihlerinde işe giriş bildirgelerinin verildiği, davacının davalı Belediyeden 8.7.1986 – 14.10.1993 tarihleri arasında bir kısım çalışmalarının kısmi ve kesintili şekilde bildirildiği, tanıkların beyanlarında davacının davalı …’de her yıl 4 ay saka olarak çalıştığını belirtikleri anlaşılmaktadır.
Bir kısım çalışmaların bildirilmiş olması ve/veya işe giriş bildirgelerinin verilmiş olması durumunda, araya kesintiye sebebiyet verecek başka bir yerde çalışma, uzunca bir süre çalışmaya araverme gibi herhangi bir olay girmediği sürece, bildirimin verildiği dönemden önceki ve sonraki çalışmalar yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyecektir.
Davacılar murisinin bir kısım çalışmasının bildirilmesi ve işe giriş bildirgelerinin verilmiş olması karşısında; 1.1.1980 – 18.7.1986 ve 14.10.1993 – 2002/10. ay arası dönemler bakımından hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile red kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve davacının çalışmasının geçtiği bölümde görevli olan kişileri davalı …’ye sorarak tespit etmek, bu bordrolar ile Belediye tarafından bildirilen kişiler arasından ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen veya Belediye tarafından bildirilen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yanlış değerlendirme sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı …’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılardan Fatma Gökçeye iadesine, 26/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.