Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16591 E. 2012/22088 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16591
KARAR NO : 2012/22088
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 01/06/1994 tarihinden itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı kanundan yararlandırılma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01/06/1994 tarihinden dava tarihine kadar 2926 sayılı Yasaya göre Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01/10/1994- 31/12/1995 ,01/10/1998- 31/12/1998, 01/07/2001-30/04/2008 tarihleri arasında Tarım Bağkur Sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01/05/1998-31/12/1998 ve 01/06/2001-28/02/2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olduğu, davacının prim borcu bulunduğundan 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi gereğince 01/05/1998 tarihinde sigortalılığının durdurulduğu, davacının teslim ettiği ürün bedellerinden ilk kesintinin 1994 yılı 8 ayda yapıldığı, bunu takip eden 1995,1998,2000,2001,2002,2003,2005,2009, 2010 ve 2011 yıllarında prim kesintisi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi olup anılan maddede; Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Somut olayda; davacının Kurum’ca 01/05/1998- 31/12/1998 ve 01/06/2001- 28/02/2011 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı sayıldığı, anlaşıldığından 01/05/1998-31/12/1998 ve 01/07/2001-30/04/2008 tarihleri arası için tespit kararı verilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Ayrıca davacının teslim ettiği ürün bedelinden yapılan ilk prim kesinti tarihini takip eden aybaşı olan 01/09/1994 tarihinden tescil tarihi olan 01/05/1998 ve 01/01/1999 tarihinden yeniden tescil tarihi olan 01/06/2001 tarihine kadar davacının 2926 sayılı Yasaya göre Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.