Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16599 E. 2013/22016 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16599
KARAR NO : 2013/22016
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/12/1995 – 01/04/2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01/12/1995-01/04/2011 tarihleri arasında davalı … Muhtarlığında köy bekçisi olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Kanun kapsamına alınmış bir işyerinin olmadığı, davalı işverence davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmediği, davacının bugüne kadar yapılmış sigortalı bildiriminin olmadığı, ibraz edilen köy karar defterinde davacının çalıştırılması ile ilgili bir kararın bulunmadığı, davacının sunduğu bekçi cüzdanının çok eski ve yıpranmış olup içeriğinde davacının … Köyü bekçisi olarak kimlik bilgilerinin bulunduğu, uyuşmazlık konusu dönemde köy muhtarlığı yapan tanıklar … … ve … ile davacının akrabası olan tanık … ‘un davacının köy bekçisi olarak çalıştığını doğrulayıp çalışmanın şekli ve ücret hususunda bilgi verdikleri, tanık …’ın devletin köy bekçiliği kadrosu için bir tüfek verdiğini, o tüfeği zimmetle çalıştırdıkları kişiye teslim ettiklerini beyan ettiği, anlaşılmaktadır.
Somut olayda; daha önce muhtarlık yapanlardan 2009 yılından itibaren muhtarlık yapan …’un beyanının alınmadığı, tanık beyanı doğrultusunda davacıya muhtarlıkça tüfek teslimi yapılıp yapılmadığı, İlçe Jandarma Komutanlığından köy bekçisi olarak davacıya silah teslimi yapılıp yapılmadığı, silah teslim edilmişse hangi yılları kapsadığı, İlçe Kaymakamlığından davacının tespiti istenen dönemlerde köy bekçisi olarak kaydının bulunup bulunmadığının sorulmadığı, buna göre çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilaflı dönemde köy muhtarı ve ihtiyar heyeti olarak çalışan kişilerin açık kimlik bilgilerini ve tebligata yarar açık adreslerini Kaymakamlık aracılığı ile veya zabıta araştırması yapmak sureti ile belirleyip bu kişileri kamu tanığı sıfatı ile dinlemek, İlçe Jandarma Komutanlığından köy bekçisi olarak davacıya silah teslimi yapılıp yapılmadığı, silah teslim edilmişse hangi yılları kapsadığı, İlçe Kaymakamlığından davacının tespiti istenen dönemlerde köy bekçisi olarak kaydının bulunup bulunmadığını sormak, davacının tam gün esasına dayalı silahlı köy bekçisi olarak çalıştığının tespit edilmesi halinde şimdiki gibi karar vermek aksi halde ise ise mevcut tanık beyanlarına göre bir gün içerisinde ve bir yıl içerisinde yaptığı işlere göre kısmi zamanlı çalışma süresini tespit etmek davacının yaptığı işin niteliği, süresini hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde belirleyerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.