YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16659
KARAR NO : 2013/4726
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 22.10.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacılar … ve …’ün maddi tazminat istemlerinin kabulüne, diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin reddi ile davacı eş ve çocukların ıslah yoluyla artırılan manevi tazminata ilişkin istemlerine değer verilmek suretiyle manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmişse de, manevi tazminatın bölünmezliği göz ardı edilerek hüküm kurulduğu gibi manevi tazminatların takdirinde de yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatların fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacıları 21.10.2008 tarihli dava dilekçesinde davacı eş … için 6.000,00-TL ve çocuklardan her biri için 5.000,00’er TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, 24.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile manevi tazminat isteminin davacı eş ve çocuklardan her biri için 7.500,00’er TL ye çıkarıldığı ve bu isteğin aynen hüküm altına alındığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık manevi tazminatın bölünüp bölünmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş görüşü de bu doğrultudadır. Hal böyle olunca da manevi tazminatın bölünmezliği nazara alınmadan … şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, manevi tazminatların takdirinde yanılgıya düşülerek, manevi tazminatların fazla takdiri suretiyle ve özellikle manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi göz ardı edilerek … şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.