YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16693
KARAR NO : 2013/20805
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının eşinden boşanması sebebiyle babasının ölümünden dolayı kendisine bağlanan yetim aylığının, Kurumca kesilmesi nedeniyle yeniden bağlanmasını, aksine işlemin iptali ve 20.808,08 TL borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile hükümde … şekilde karar verilmişse de varılan sonuç hatalı olmuştur.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının babası … Çevik’in 22/10/1999 tarihinde öldüğü, davacının da eşinden 21.2.2003 tarihinde boşandığı, davacıya 15.3.2003 tarihinde yetim aylığı bağlandığı, davalı Kurumun denetim elemanlarınca yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 4.4.2011 tarihli raporda; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle 21.10.2008 tarihi itibariyle kesilerek, 21.10.2008-20.6.2011 tarihleri arasında yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmıştır.
4.4.2011 tarihli Kurum elemanlarının denetim raporunda; “davacının oturduğu adrese gidildiğinde kapıyı davacının gelinin açtığını ve kendilerinin davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadıklarını, davacının ise aynı binada 5 numaralı dairede diğer oğlu ile birlikte yaşağını” beyan ettiği, nüfus kayıtlarında da davacının 6 numarada, boşandığı eşinin ise aynı binanın 9 numaralı dairesinde yaşadığı anlaşılmıştır. Kayıtlardan da anlaşılacağı üzere, eşlerin boşanmasına rağmen aynı binanın farklı dairelerinde oturduğunun kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır.
Yapılacak iş, davacının boşanma tarihinden sonra özellikle 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden sonraki dönemde, hangi adres veya adreslerde kimlerle birlikte ikamet ettiği, diğer bir anlatımla bu dönemde boşandığı eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının belirlenmesi için davacının ve boşandığı eşinin muhtarlık ve seçmen bilgi kayıtlarının, varsa çalışmaları nedeniyle resmi kurumlara ve işverenlere verdikleri adreslerin, bağlı bulundukları nüfus idaresindeki kayıtlı adreslerinin veya yapılmış ise adres nakillerine dair bilgilerin sorulması, oturulduğu belirlenilen adres veya adrese komşu binaların kapıcı, yönetici ve oturanları arasında zabıtaca konu hakkında bilgisi olabileceklerin belirlenerek mahkemece bu kimselerin beyanlarına başvurulmak ve nüfustaki kayıtlı adreslerine ilişkin su, … abonelikleri istenmek sureti ile tespit edilip toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.