Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16735 E. 2013/11118 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16735
KARAR NO : 2013/11118
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1479 sayılı Kanun’un ek 19.maddesinden yararlanma ve yersiz olarak tahsil edilen primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1479 sayılı Kanun’un ek 19.maddesinden yararlanma ve yersiz olarak tahsil edilen primlerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.08.1971-27.03.1991; 01.02.1997-30.09.2007 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu, 31.12.1984-01.05.2006 tarihleri arasında şoförler odası üyesi olduğu ve 20.04.1982 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, 01.08.1981 tarihinden 31.12.2004 tarihine kadar ve 01.01.2005 tarihinden 10.11.2005 tarihine kadar devam eden SSK sigortalılığı bulunduğu, davalı Kurum tarafından davacının vergi kaydının bulunduğu 20.04.1982-27.03.1991 tarihleri arasında ve SSK sigortalılığının sona ermesi ile önceden gelen vergi kaydından ötürü 01.01.2005-30.09.2007 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, davacının 13.02.2008 tarihinde 1479 sayılı Kanun’un ek 19.maddesinden yararlanmak istediği, ancak 60 … fazla prim borcu bulunmadığından talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
20.06.1987 gün ve 3396 Sayılı Kanunun 18.maddesi ile 1479 Sayılı Kanun’a eklenen ve 22.02.2006 tarihli 5458 sayılı Yasa’nın 13.maddesi ile değiştirilen Ek 19.maddesinde; “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez…” denmektedir.
Anılan madde uyarınca, Bağ-Kur’la sigortalılık ilişkisi sadece kayıtlar düzeyinde kalan, prim ödemesi bulunmayıp, sigorta kollarından yararlanmayan, bu nedenle de Kurumla fiilen sigortalılık bağlantısı bulunmayanların sigortalılık sürelerinin durdurulması ve bu sürelere ilişkin sigorta primlerine Kurum alacakları içerisinde yer verilmemesi amaçlanmıştır. Ek 19.madde, sigortalılara borçlarından isterlerse geçici, isterlerse sürekli olarak kurtulma olanağı sağlar niteliktedir, yoksa primlerin iadesi imkanı vermemektedir.
Primlerin iadesi hususu 1479 sayılı Yasa’nın 39.maddesinde “yaşlılık sigortasından toptan ödeme ve hizmet ihyası” başlığı altında düzenlenmiştir, buna göre; “sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan, malulluk veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını doldurmuş bulunan sigortalılara, ödedikleri primler, yazılı istekleri üzerin toptan ödeme şeklinde geri verilir”. Yasada 39.madde dışında primlerin iadesine ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; 1479 sayılı Yasa’nın 39.maddesinde düzenlenen primlerin iadesi koşullarının somut olayda oluşup oluşmadığını değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.