YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16738
KARAR NO : 2013/20519
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/05/1981-24/04/1996 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; davalı işyerinde 15.05.1981 – 24.04.1996 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece; davacının, davalı yerinde 15.05.1981 – 24.04.1996 tarihleri arasında asgari ücret karşılığı ve hizmet akdiyle çalıştığının, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu, 01.01.1983 tarihi olduğunun ve bu tarihe kadar ki çalışmasının prim ödeme gün sayısı hesabından nazara alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, eski eşine ait kırtasiye işyerinden davacı adına, 16.09.2004 – 31.05.2008 tarihleri arasında çalışma bildirildiği, davacı tanığı olarak dinlenilen ve davalı işyerinin bulunduğu yerde esnaf olduklarını beyan eden tanıkların; davacı ile eski eşinin ilk olarak fotoğraf stüdyosu olduğunu, daha sonra kırtasiye dükkanı da açtıklarını, ikisini aynı anda çalıştırdıklarını, genelde davacının dükkanlarda durduğunu, davacının ücret alıp almadığını bilmediklerini beyan ettikleri, 08.06.1981 varide tarihli ve davacıya ait olan işe giriş bildirgesinde; sigortalının işe alındığı tarihin 15.05.196 olarak yazıldığı, işyerinin Foto Tuba / Aşkale adresinde bulunduğu, davacı tanıklarının sicil dosyalarından bu işe giriş bildirgesindeki adreste belirtilen caddede bulunan işyerlerinde çalıştıklarının anlaşıldığı, davalı Kurum tarafından; davalı işyerince bordroların verilmediğinin bildirildiği, kırtasiye işyerinin 15.09.2004 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de; dosyada mevcut nüfus kayıt bilgilerinden, davacı ile davalının 17.12.1980 tarihinde evlendikleri, 24.09.2009 tarihinde boşandıkları ve davacının evlilik birliği içerisinde kalan bir dönemde hizmet sözleşmesi ile geçen çalışmalarının tespitini talep ettiği anlaşılmakla; davacı ile davalının talep edilen dönemde karı-koca olmaları, bir kimsenin eşini sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, kaldı ki davalı tarafından davacının 16.09.2004 – 31.05.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı Kurum’a bildirildiği, bu itibarla talep edilen dönemde de davacının çalışması olsa idi davalı işveren-koca tarafından davalı Kurum’a bildirileceği dikkate alınmadan, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Hukuk Genel Kurulu’nun 06.11.2013 tarih ve 2013/21-337 esas, 2013/1545 karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.