Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16805 E. 2013/5058 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16805
KARAR NO : 2013/5058
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, SSK’ya tabi hizmetleri nedeniyle emekli maaşı bağlanması, …’a tabi emekli olduğu tarihten itibaren eksik yatırılan aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıya 506 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması ve 1479 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığı tarihten itibaren eksik yatırılan maaşlarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 18.03.2009 tarihli tahsis talebine nazaran 2829 sayılı Yasanın 7.maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden en son 7 yıllık fiili hizmet süresi içerisinde, fiili hizmeti en fazla olan Kurumca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği ve … primleri gözetilmeksizin 506 sayılı yasaya tabi olarak SSK Mevzuatına göre aylık bağlanması için … bir müracaatının bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerinin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun 8.maddesidir. Anılan madde hükmüne göre; birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanır. Bu bağlamda 2829 sayılı Yasa kapsamında birleştirilecek süreler; anılan yasanın 2. maddesi hükmünde sıralanan kurumlarda (T.C. Emekli Sandığı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu ile Sosyal Sigortalar Kurumu ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20. maddesine göre kurulan emekli sandıklarında) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2926 sayılı Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre kurumlarına emeklilik keseneği veya malullük yaşlılık ölüm sigortaları primi ödenerek geçirilen sürelerdir.
Öte yandan tahsis talep tarihinde kendilerine Sosyal Güvence sağlanan kişiler; müşterek özelliklerine göre birbirinden farklı statüde kabul edilerek ayrı ayrı Sosyal Güvenlik Yasalarına tabi tutulmuşlardır. Bu yönde; kamu kesiminde daimi kadrolarda çalışanlar T.C. Emekli Sandığı Yasasına, hizmet akdi ile çalışanlar 506 sayılı Yasaya, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar ise 1479 sayılı … Yasasına tabi tutularak Sosyal Güvenliğe kavuşturulmuşlardır. Tarım Sektöründe çalışanlardan; kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlar 2926 sayılı Yasa çerçevesinde Tarım … sigortalısı; tarımda süreksiz hizmet akdi ile çalışanlar ise, 2925 sayılı Yasa kapsamında Tarım Sigortalısı sayılmışlardır. 2829 Sayılı Yasanın 4. maddesinde kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanılmasına hak kazanıldığında birleştirileceği bildirilmiş olup sigortalı veya hak sahibinin birleştirilecek hizmet sürelerinde seçim hakkı bulunmamaktadır. 2829 sayılı Yasanın gerek 4. maddesi gerekse 8. maddelerinde düzenleme buna imkan vermez. Yukarıda da açıklandığı üzere sigortalı isterse birleştirme yasası uygulanmadan tek bir sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti ile yaşlılık aylığı almaya hak kazanıyorsa bu takdirde, hizmet birleştirmesi uygulanmaksızın ilgili Kurumdan aylık bağlanması mümkündür.
Ayrıca, sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı, dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu anlatımlar ışığında, davacı her ne kadar 1479 sayılı Yasa uyarınca aylık bağlanmasını talep etmiş ise, sosyal güvenlik hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı, dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğundan, 506 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı şartlarının oluşmuş olması halinde davacının her zaman 506 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması talep hakkı bulunduğu göz önüne alınmaksızın … gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; tahsis talep tarihi olan 18/03/2009 itibariyle 506 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı şartları oluşup oluşmadığını belirleyip oluşuyor ise 01/04/2009 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar vermek, 506 sayılı Yasa hükümlerine göre aylığın bağlanması gereken tarih ile dava tarihi arasında alması gereken yaşlılık aylığı miktarını Kurumdan sormak, aradaki farkı belirleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermek, 506 sayılı Yasa’ya göre yaşlılık aylığı şartları oluşmaması halinde davayı esastan reddetmektir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.