YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17296
KARAR NO : 2013/21968
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin ve yapmış olduğu yurtdışı borçlanmasının iptaliyle bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; bir kısmı kendisi ve bir kısmı da murisi tarafından yapılan 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmanın iptali ile davalı Kurum’a ödenen borçlanma bedelinin iadesini istemiştir.
Mahkemece; Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirmesine İlişkin Yönetmelik’in 11/4. maddesindeki “ Borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık bağlanmış olanlar, borçlanma başvurusundan vazgeçemezler ve bunların ödedikleri borçlanma tutarı iade edilmez ” hükmünü gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı murisinin 31.03.2009 tarihinde vefat ettiği, murisin; 12.07.2006 tarihinde, 3.850 günlük süreyi 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmak için talepte bulunduğu, Kurum tarafından bildirilen borçlanma miktarının bir kısmını 27.12.2006 tarihinde ödediği, davacı tarafından da geri kalan miktar için 28.04.2009 tarihinde ödeme yapıldığı, murisin; 2.333 gün 1479 sayılı Yasa kapsamında, 213 gün de 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı bulunduğu, davacıya 01.08.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, davacının davalı Kurum’a başvurarak; kendisine ölüm aylığı bağlanmasında, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanmanın etkisinin olmadığını bildirdiği ve borçlanma kapsamında yapılan ödemenin iadesini talep ettiği, davacının talebinin Kurum tarafından reddedildiği, yapılan yurtdışı borçlanmasının davacıya bağlanan ölüm aylığını %3 oranında arttırdığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirmesine İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesi gereğince, borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların borçlanma başvurusundan vazgeçemeyecekleri ve bunların ödedikleri borçlanma tutarının iade edilmeyeceği ve yapılan yurtdışı borçlanmasının davacıya bağlanan ölüm aylığı miktarını %3 oranında etkilediği
belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de; davacı murisinin 1479 ve 2926 sayılı Yasa’lar kapsamında toplam 7 yıl, 26 gün sigortalılığı bulunduğu, bu sürenin de tek başına davacıya ölüm aylığı bağlanmasına yettiği, davacı murisi tarafından yapılan borçlanma talebine ilişkin işlemlerin davacı tarafından bitirilme zorunluluğu bulunmadığı, bu itibarla davacının ayrıca 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanma yapmasına gerek bulunmadığı, yapılan borçlanma ölüm aylığı miktarını %3 oranında etkilemekle birlikte, davacıya ödenen aylıklardan söz konusu %3’lük orana karşılık gelen miktarın davalı Kurum tarafından her zaman 5510 sayılı Yasa’nın “ Yersiz Ödemelerin Geri Alınması ” başlıklı 96. maddesi gereğince istenilebileceği anlaşılmakla; davacıya, 3201 sayılı Yasa’nın 4/2. maddesi gereğince borçlanma bedelinin fazisiz olarak iade edilmesine karar vermek gerekirken, mahkemece anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.