YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17315
KARAR NO : 2013/21605
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-karşı davalı; yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, davalı-karşı davacı; haksız ödenen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının isteminin kabulüne, davalı-karşı davacının isteminin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde … şekilde karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosya içerindeki kayıt ve belgelerden, kurum tarafından düzenlenen 3.4.2009 tarihli müfettiş raporu ile, davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadığının dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu, rapora esas alınan belgelerin mahkemece tespit edildiği gibi, tutanak tanığı olarak dinlenen mahalle muhtarı beyanı ile de davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Müfettiş raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdir. Aksinin ancak eş değer belgelerle ispatlanması gerekir. Kaldı ki tanık olarak dinlenen mahalle muhtarı …’ın beyanından da anlaşılacağı üzere, davacının oturduğu evin üst katında davacının eşinin adresi gözüktüğünü, davacının bu adresten taşındıktan sonra belirtilen adrese gidip baktığında, davacının evinin üst katının inşaat halinde olduğu ve yaşanılabilir vaziyette olmadığını belirtmiş olup, kurum tespitinden sonra adres değişikliği yapılmış olması da mevcut durumu değiştirmeyeceğinden davacı ve boşandığı eşinin eylemli olarak birlikte yaşadığı ortadadır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin davanın reddi yerine … biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.