YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1742
KARAR NO : 2013/7803
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla maluliyet oranının tespitiyle, malulen emekli aylığı almaya hak kazandığına, biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının maluliyet oranının tespiti ile kesilen maluliyet aylıklarının yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının maluliyet oranının % 64 olduğunun ve 01.02.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya geçirdiği iş kazası sonucu % 26,2 oranında çalışma gücünü kaybetmiş olması nedeniyle 06.05.1998 taihi itibariyle maluliyet aylığı bağlandığı, ancak işverenin itirazı üzerine alınan 13.04.2007 tarihli SGK Yüksek Saşlık Kurulu raporu ile davacının maluliyetinin azalma kaydıyla % 0 olduğunun belirlenmesi üzerine maluliyet aylıklarının kesildiği, mahkemece yargılama sırasında alınan 21.07.2010 tarihli Adli Tıp Kurulu 3.İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın raporu ile belirlenen % 17,2 oranının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 02.06.2008 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmiş olduğunu gösteren bir bulgu bulunmadığı gerekçesiyle aylık talebinin reddedildiği, SSYSK’nun 16.09.2008 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın10.10.2011 tarihli kararı ile davacının psikozu için % 64, görme kaybı için % 81 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağına karar verildiği, maluliyet başlangıcı konusunda ise bir görüş bildirilmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan 5510 sayılı Yasanın 95. maddesine göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Asker Hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, SSYSK raporu ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanığı’nın raporu arasında çelişki oluştuğu halde ATK Genel Kurulundan rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş;yukarıda açıklandığı şekilde SSYSK raporu ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın raporu arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının çalışma gücü kaybı oranını, 2/3 oranında malul olup olmadığını ve 2/3 oranında malul ise, hangi tarihten itibaren 2/3 oranında maluliyeti bulunduğunu tespit etmek için ATK Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre maluliyet aylığı koşullarının davacı için gerçekleşip gerçekleşmediğini tüm unsurlarıyla tartışarak karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.