Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17619 E. 2012/17551 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17619
KARAR NO : 2012/17551
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 03.03.1992 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 72 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğrayan sigortalının, 22.05.2006 tarihinde iş kazasına bağlı olarak öldüğünden bahisle hak sahibinin manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 20.000,00TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 22.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar murisinin 03.03.1992 tarihinde iş kazası geçirdiği ve bu kaza sonunda %72 oranında sürekli iş göremezlik nedeniyle gelir bağlandığı, 28.08.2006 tarihinde öldüğü, ölüm nedeniyle … Kurumu’nun hak sahiplerine ölüm geliri bağladığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık 03.03.1992 tarihinde meydana gelen iş kazası ile 22.05.2006 tarihli ölüm olayı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisindeki evraklardan … Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığı’nın 12.06.2009tarihli yazısıyla “murisin ölümünün geçirdiği iş kazasıyla ilgili olmadığına”karar verildiği,Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 04.12.2009 ve 23.03.2012tarihli raporlarında “ölümle kazanın ilişkilendirilebileceğine”karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 20.04.2011 tarihli raporundaki “ölüm olayının meydana gelmesinde 03.03.1992 tarihinde meydana gelen grizu patlaması,karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu gelişen organik beyin sendromu hastalığının etkisi olduğunun kabulü gerektiğine oy çokluğu ile kabulüne” karar verildiğine ilişkin görüşe değer verilerek karar verilmişse de varılan bu sonucun eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporuna davalı tarafça itiraz edilmiştir. Öte yandan 506 sayılı Yasanın 23. maddesi uygulanmak suretiyle hak sahiplerine iş kazası kolundan ölüm geliri bağlanmış olup bu durum iş kazası ile ölüm olayı arasında ilişki bulunduğuna dair karinedir. Adli Tıp ihtisas Kurulu raporuna itiraz edilmesine göre karinenin aksinin ispatlandığının kabul edilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan iş kazası ile ölüm olayı arasında tıbbi illiyet bağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor alınmak gerekirken Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporuyla yetinilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir..
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair itirazlar incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair itirazlar incelenmeksizin BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.