Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17874 E. 2013/21480 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17874
KARAR NO : 2013/21480
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından başlatılan takibin ve gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava ,prim borçlusu … Otomotiv Sanayii A.Ş’nin 7.1.2002-29.4.2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olan davacıya şirketin prim, gecikme zammı,işşşizlik sigortası ve idari para cezalarına ilişkin borçlarından dolayı toplam 19 adet icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu “üst düzey yönetici” ve “yetkiliden” söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir.
Somut olayda; ödeme emirlerinin davacıya 9.5.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 7 günlük süreden sonra 8.6.2012 tarihinde açıldığı görülmektedir.Ancak davacının ihtilaf konusu dönem sadece yönetim kurulu üyesi olduğu, dosyada davacının yönetim kurulu üyeliği dışında kendisini “üst düzey yönetici” ve “yetkili” konumuna getirtecek bir görev üstlendiğine dair belge ve yönetim kurulu kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının prim borcunun doğduğu dönemde yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi (Sayman) olduğu saptanmadığı sürece yönetim kurulu üyesi olması işveren ile birlikte prim borçlarından sorumlu olması sonucunu doğurmayacağından ve davacıya karşı doğrudan takip yapılamayacağından, dava ödeme emrinin iptali değil bir menfi tespit davasıdır. Davacı üst düzey yönetici olmadığını şirketi temsil ve ilzam yetkisinin de bulunmadığını ileri sürerek davaya konu prim borçlarından sorumlu olmadığını ileri sürmektedir.
Mahkemece yapılacak iş işin esasına girilerek davacının davaya konu prim borçlarından sorumlu olup olmadığı yönünde taraf delilleri toplanarak karar vermekten ibarettir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.